travelers

To find something special it's a long way to travel

Özel bir şey bulmak için. Seyahat etmek için çok uzun yol.

All these new ideas, new technology. And now space travel?

Tüm bu yeni fikirler, yeni teknoloji ve şimdi uzay yolculuğu?

That's the travel agency where you bought a plane ticket for Helen.

Bu seyahat acentesi olduğunu Helen için bir uçak bileti aldım nerede.

Don't get me wrong, it's not a bad job, I get travel sometimes.

Beni yanlış anlama fena bir değil. Bazen seyahat de ediyorum.

Well, New York is really far away and it's expensive to travel, so

New York buraya oldukça uzak ve seyahat oldukça pahalı, bu yüzden

I hope you bought travel insurance, because no one's going anywhere.

Umarım seyahat sigortası yaptırmışsındır, çünkü kimse bir yere gitmiyor.

There's no such thing as time travel.

Zaman yolculuğu diye bir şey yok..

According to their records, Miles traveled to Toronto last Saturday and came back on Sunday.

Onların kayıtlarına göre, Miles Toronto'ya gitmiş ve geçen Cumartesi ve Pazar günü geri dönmüş.

Maybe he'll travel again one day, Write another book.

Belki bir gün yine seyahat eder, başka bir kitap yazar.

You know, Brice adores me, and he offers me a life of travel and excitement and high living.

Biliyorsun ki Brice bana hayran, bana seyahat dolu bir hayat sunuyor, ve heyecan ve lüks yaşam.