treating

Now, ladies and gentlemen, we have a special treat for you here tonight.

Pekala, bayanlar ve baylar, bu gece sizin için özel bir sürprizimiz var.

Ladies and gentlemen, boys and girls, we have a special treat for you.

Baylar ve bayanlar, erkekler ve kızlar Sizin için özel bir şey hazırladık.

Okay, do me a favor, James, and don't treat me like all the other girls who ask you.

Tamam, bana bir iyilik yap James. Sana bu soruyu soran diğer kızlar gibi davranma bana.

You do treat this thing more like an animal than a machine and it actually works.

Bu şeye bir makineden çok, bir hayvan gibi davranıyorsun ve gerçekten de çalışıyor.

She'll get a number, and they'll treat her like an animal like she deserves.

Bir numara alacak ve ona bir hayvan gibi, hakettiği gibi muamele edecekler.

It was the first time You didn't treat me like a ninja woman but like a normal woman.

ilk kez bana bana bir ninja gibi değil de bir kadın gibi davranan ilk kişisin.

Listen, I think Dr. Evil treated him badly and that's why he's decided to help us.

Bence Dr. Kötülük ona kötü davrandı, o da bize yardım etmeye karar verdi.

We have a very rare and special treat for you tonight.

Bu gece size çok nadir ve özel bir sürprizimiz var.

Yeah, I know you don't treat children, but this is a special case.

Evet çocukları tedavi etmiyorsun biliyorum, ama bu özel bir vaka.

Trick or treat, trick or treat: give me something good to eat.

Ya şeker ya şaka, ya şeker ya şaka. Bana yiyecek güzel bir şeyler ver.