English-Turkish translations for truly:

gerçekte, gerçekten · tam · cidden · tamamen · hakikaten · doğrulukla, doğru · other translations

truly gerçekte, gerçekten

Vivian, I am truly sorry for everything that's happened, but there is so much that you don't know.

Vivian, olan her şey için gerçekten çok üzgünüm ama bilmediğin çok fazla şey var.

Is that truly the wife you want for me?

Benim için gerçekten öyle bir mi istiyorsun?

Truly a hard decision.

Gerçekten zor bir karar.

Click to see more example sentences
truly tam

Yeah, he truly is a monster.

Evet, o tam bir canavar.

And she's truly a good person.

Ayrıca tam anlamıyla iyi bir insan.

It is truly a tragedy.

Gerçekten tam bir trajedi.

Click to see more example sentences
truly cidden

Thank you, this truly makes me very happy.

Teşekkürler, bu beni cidden çok mutlu etti.

And for thinking that, I I'm truly sorry.

Ve böyle düşündüğüm için de cidden özür dilerim.

I'm really honestly truly sorry.

Gerçekten cidden özür dilerim.

Click to see more example sentences
truly tamamen

She truly has quite a disturbing sense of humor.

Tamamen rahatsız edici bir mizah anlayışı var.

This truly is a new world, Mr. Blackthorn. I have so much to show you.

Bu tamamen yeni bir dünya Bay Blackthorn, size gösterecek çok şeyim var.

All he truly wants is a better Mexico.

Tamamen istediği şey daha iyi bir Meksika.

Click to see more example sentences
truly hakikaten

She truly is your secret weapon, Christopher.

Kendisi hakikaten senin gizli silahın Christopher.

She truly is your secret weapon.

Kendisi hakikaten senin gizli silahın.

A truly wonderful girl.

Hakikaten harika bir kız.

Click to see more example sentences
truly doğrulukla, doğru

That's right, tonight is a truly historic evening

Bu doğru, bu gece gerçekten tarihi bir gece

Really and truly.

Gerçekten ve doğru.

For a truly talented specimen, well The Right Nigger?

Gerçekten yetenekli bir tip için, yani "Doğru Zenci" için mi?