English-Turkish translations for try:

çalışmak · denemek · deneme · araştırmak · tatmak · çalışma · çabalamak · uğraşmak · sıkmak · çaba · yargılamak · kalkışmak · uğraşma · other translations

try çalışmak

So are you some good guy who's sometimes bad or a bad guy who's trying to be good?

Yani sen bazen kötü olan iyi bir adam mısın yoksa iyi olmaya çalışan kötü bir adam mı?

Do you think he's trying to be like you?

Sence o senin gibi mi olmaya çalışıyor?

We're trying to help you, Danny.

Sana yardım etmeye çalışıyoruz Danny.

Click to see more example sentences
try denemek

I'd like to try something a little different this time.

Bu sefer biraz farklı bir şey denemek istiyorum.

I wanted to try something new.

Yeni bir şeyler denemek istedim.

Want to try that, Charlie? You sure?

Sen de denemek ister misin, Charlie?

Click to see more example sentences
try deneme

Yeah, yeah, nice try. But I know what that means, all right?

Tabii, tabii, iyi deneme ama bu ne demek biliyorum, tamam mı?

Listen to me, keep trying.

Beni dinle, denemeye devam et.

It's still busy. I'll keep trying.

Hâlâ meşgul, denemeye devam edeceğim.

Click to see more example sentences
try araştırmak

You stay with them and try and keep everybody together.

Onlarla kal ve onları bir arada tutmaya çalış.

You and Mr. World Famous Tommy Sweet both of you try that sometime.

Sen ve Bay Dünyaca Ünlü Tommy Sweet. İkiniz de bunu bir ara deneyin bakalım.

Then I'll try it later.

O zaman bir ara denerim.

Click to see more example sentences
try tatmak

Honey, you're just trying to be honest with yourself.

Tatlım, sen sadece kendine karşı dürüst olmaya çalışıyorsun.

That's very sweet, but try, okay?

Çok tatlısın ama dene, olur mu?

Try again, honey.

Tekrar dene, tatlım.

Click to see more example sentences
try çalışma

Oh, and one last thing: Try and work together.

Son bir şey daha birlikte çalışmayı deneyin.

Come with me, but don't try anything.

Benimle gel, bir şey yapmaya çalışma.

Whatever happens, don't try to save me.

Ne olursa olsun, beni kurtarmaya çalışma.

Click to see more example sentences
try çabalamak

I'm trying to be here for you, but it's not easy.

Senin için çabalıyorum, ama o kadar da kolay değil.

I'm trying really hard to be fine, but I'm

İyi olmak için çok çabalıyorum, ama ben

I am trying to be a better person, Eddie.

Daha iyi bir insan olmak için çabalıyorum Eddie.

Click to see more example sentences
try uğraşmak

For once, all of us are trying to do something bigger

Bir kez olsun, hepimiz bir şeyler yapmaya uğraşıyoruz. Daha büyük.

At least he's trying.

O en azından uğraşıyor.

Because we're truly trying to give him a future.

Çünkü ona gerçek bir gelecek vermek için uğraşıyoruz.

Click to see more example sentences
try sıkmak

Stan, nice try, but this is so boring.

İyi denemeydi Stan, ama bu çok sıkıcı.

Try something else. You're getting boring

Başka birşey dene, sıkıcı olmaya başladın

I tried, but it's very depressing.

Denedim, ama çok can sıkıcıydı.

Click to see more example sentences
try çaba

So, please just try and make an effort, ok?

Lütfen, biraz çaba sarf et, tamam mı?

I'll try, but it's a wide radius.

Denerim ama çok geniş bir çap.

Marianne, please try. Marianne.

Marianne, lütfen çaba göster

Click to see more example sentences
try yargılamak

So indict, try and convict Richard Stensland and Bud white.

Stensland ve Bud White'ı yargılayın ve mahkum edin.

try kalkışmak

Then I kill anyone who tries to help you, including Susan, and Lela and little CJ.

O zaman sana yardım etmeye kalkışan herkesi öldürürüm. Buna Susan Lela ve küçük CJ de dahil.

try uğraşma

Don't bother,I've tried.

Boşuna uğraşma, denedim.