English-Turkish translations for trying:

çalışan · deneme · zor · uğraş · üzücü · yorucu · sıkıcı., sıkıcı · kalkışan · other translations

trying çalışan

So are you some good guy who's sometimes bad or a bad guy who's trying to be good?

Yani sen bazen kötü olan iyi bir adam mısın yoksa iyi olmaya çalışan kötü bir adam mı?

Do you think he's trying to be like you?

Sence o senin gibi mi olmaya çalışıyor?

We're trying to help you, Danny.

Sana yardım etmeye çalışıyoruz Danny.

Click to see more example sentences
trying deneme

Yeah, yeah, nice try. But I know what that means, all right?

Tabii, tabii, iyi deneme ama bu ne demek biliyorum, tamam mı?

Listen to me, keep trying.

Beni dinle, denemeye devam et.

It's still busy. I'll keep trying.

Hâlâ meşgul, denemeye devam edeceğim.

Click to see more example sentences
trying zor

How hard would it be to try to be a better mother?

Daha iyi bir anne olmak ne kadar zor olabilir ki?

Now we have to try something very dangerous.

Şimdi çok tehlikeli bir şeyi denemek zorundayız.

Okay, buddy, you're going to have to try something.

Tamam dostum ama bir şeyler denemek zorundasın.

Click to see more example sentences
trying uğraş

For once, all of us are trying to do something bigger

Bir kez olsun, hepimiz bir şeyler yapmaya uğraşıyoruz. Daha büyük.

At least he's trying.

O en azından uğraşıyor.

Because we're truly trying to give him a future.

Çünkü ona gerçek bir gelecek vermek için uğraşıyoruz.

Click to see more example sentences
trying üzücü

Try it on. We'll see.

Dene üzerine de bakalım.

Tried it on a hundred girls?

Yüz kız üzerinde denedin mi?

It's been tried once before on a Labrador retriever.

Daha önceden bir kere denendi. Bir Labrador köpeği üzerinde.

Click to see more example sentences
trying yorucu

As you know, it's been a very long and a very trying day for us all.

Bildiğiniz gibi bu hepimiz için çok uzun ve çok yorucu bir gün oldu.

Listen, I have had a long and trying day.

Dinleyin, çok uzun ve yorucu bir gün geçirdim.

It's been a trying day.

Yorucu bir gün oldu.

Click to see more example sentences
trying sıkıcı., sıkıcı

Stan, nice try, but this is so boring.

İyi denemeydi Stan, ama bu çok sıkıcı.

Try something else. You're getting boring

Başka birşey dene, sıkıcı olmaya başladın

I tried, but it's very depressing.

Denedim, ama çok can sıkıcıydı.

Click to see more example sentences
trying kalkışan

Then I kill anyone who tries to help you, including Susan, and Lela and little CJ.

O zaman sana yardım etmeye kalkışan herkesi öldürürüm. Buna Susan Lela ve küçük CJ de dahil.