two's ups

And to the other two old people, "What's up?

Ve diğer iki yaşlı insana, "N'aber?.

What's up between you two, Arthur?

Sizin ikinizin arasında ne var, Arthur?

Number two, your time's up.

İki numara, senin de süren doldu.

Two more rooms in the back, everything's packed up.

Arka tarafta iki oda daha var. Her şey toplanmış.

MARlE: Summing up France's postwar history, only two statesmen counted: De Gaulle and him.

Fransa'nın savaş sonrası tarihinde yalnızca iki cumhurbaşkanının önemi var. ve De Gaulle'ün kendisi.

Table five's coming up in two seconds, chef.

Masa beşinki iki saniye içinde çıkıyor, şef.

Row two, Dovizioso backing up Pedrosa's speed.

İkinci sırada Dovizioso Pedrosa'nın hızına yetişiyor.

Two out, Bumbry's up.

İki dışarı, Bumbry yukarı.

We're having two's-ups and chop-overs with them.

Neyse bunların ağızlarına verdik, sonra çatır çatır s.ktik.