English-Turkish translations for type:

tip · tür · gibileri · çeşit · tarz · yaz, yazı, yazmak · daktilo · sınıf · model · örnek · cins · daktiloda yazı yazmak · yazar · daktilo etmek · kategori · other translations

type tip

It's a good thing I'm not the jealous type.

Ben kıskanç bir tip değilim. Bu iyi bir şey.

You're not his type.

Sen onun tipi değilsin.

And she is certainly his type.

Ve kız kesinlikle onun tipi.

Click to see more example sentences
type tür

Then what type of music am I for you, Honey?

Öyleyse ben senin için ne tür bir müziğim tatlım?

She's not that type.

O tür bir kız değil.

The police think he's some type of criminal.

Polis onun bir tür suçlu olduğunu düşünüyor.

Click to see more example sentences
type gibileri

Of course not like you, you're not my type.

Tabii senin gibi değil. Sen benim tipim değilsin.

So this is a normal dinner type thing.

Normal bir yemek türü gibi bir şey.

Just a different type.

Sadece farklı bir tür gibi.

Click to see more example sentences
type çeşit

What type of lawyer do you need?

Ne çeşit bir avukata ihtiyacın var?

But he wanted some type of connection.

Ama bir çeşit bir bağ kurmak istiyordu.

There's two types of people in this world, doctor

Iki çeşit insan var Bu dünyada, doktor

Click to see more example sentences
type tarz

She's done this type of thing before.

Bu tarz bir şeyi daha önce de yaptı.

But she's not your type.

Ama kız senin tarzın değil.

Some media students doing a Question Time type thing.

Bazı medya öğrencileri "Soru Zamanı" tarzı bir şey yapıyorlar.

Click to see more example sentences
type yaz, yazı, yazmak

Type something about the something into something

Bir şeye bir şeyle ilgili bir şeyler yaz.

You read, I type.

Sen oku. Ben yazayım.

Daniel typed a formal letter in Goa'uld and I signed it.

Daniel Goa'uld dilinde resmi bir mektup yazdı ve ben de imzaladım.

Click to see more example sentences
type daktilo

And I learned to type with a lawyer.

Bir de bir avukat yanında daktilo öğrendim.

Now the question is, who did Adrian's typing?

Şimdi soru şu, Adrian'ın daktilo işlerini kim yaptı?

Your handwriting is almost as neat as typing.

El yazın, neredeyse daktilo yazısı kadar düzgün.

Click to see more example sentences
type sınıf

He's a type-A sociopath.

Birinci sınıf bir sosyopattır.

Manager-type attorneys are all like that.

İşletmeci sınıfı avukatların hepsi aynı.

It was a typing class.

Bu bir yazarak sınıf oldu.

Click to see more example sentences
type model

She is the type, isn't she?

O bir modeldi, değil mi?

That's the new light type.

Bu yeni hafif model.

What is your type and model?

Senin tipin ve modelin nedir?

Click to see more example sentences
type örnek

No, no, you have to be specific like what type of cookie.

Kurabiye. Hayır, daha açık olacak. Örneğin ne tür bir kurabiye.

like what type of cookie

Örneğin ne tür bir kurabiye.

I want tissue samples, X rays, blood typing, toxicology and a full genetic work-up.

Doku örneği istiyorum. Röntgen, kan tahlili, toksikoloji ve tam bir genetik araştırma.

Click to see more example sentences
type cins

What kind of dog, what type?

Ne tür bir köpek, ne cins?

Because, usually you have to do some sort of kids-type thing to win that award.

Çünkü o ödülü almak için genelde çocukların hoşuna gidecek cinsten bir şey yapman gerekir.

type daktiloda yazı yazmak

Your handwriting is almost as neat as typing.

El yazın, neredeyse daktilo yazısı kadar düzgün.

I typed every single sentence.

Her cümlesini daktiloda ben yazdım.

type yazar

Mrs. McKay types.

Bayan McKay yazar.

type daktilo etmek

And the typing she does for him

Bir de onun için daktilo ediyor

type kategori

They have different categories for these types of things.

Bu tip şeyler için değişik kategorileri var.