English-Turkish translations for ugly:

çirkin · kötü · iğrenç · korkunç · tatsız · suratsız · huysuz · other translations

ugly çirkin

Yes. My mother might be fat and ugly, but I still love her.

Evet, annem şişman ve çirkin olabilir ama yine de onu seviyorum.

But, Mom this guy is really skinny and ugly.

Ama, anne bu adam gerçekten zayıf ve çirkin.

Then you're as stupid, as you are ugly.

O zaman çirkin olduğun kadar aptalsın da.

Click to see more example sentences
ugly kötü

Oh, my God, he's fat, ugly, and he got bad teeth.

Aman Tanrım, o, çirkin, şişman ve o kötü dişleri var.

It's bad enough being born a girl, but being born ugly and clever

Kız olarak doğmak zaten kötü, ama çirkin ve zeki olarak doğmak

Good things, bad, ugly, beautiful things

İyi şeyler, kötü, çirkin, güzel şeyler

Click to see more example sentences
ugly iğrenç

Yeah, it's ugly, but it's good for us.

Evet iğrenç ama bizim için de iyi.

Get your filthy hands off me, you ugly animal.

Çek o pis ellerini üstümden seni iğrenç hayvan.

So ugly, isn't it, Hank?

İğrenç, değil mi Hank?

Click to see more example sentences
ugly korkunç

The truth is I've kept this from you because it's horrible, and because it's ugly.

Gerçek şu ki, bunu senden gizledim çünkü bu korkunç ve çok çirkin.

It's horrible and it's ugly and it's what I most want.

Kötü, korkunç ve çirkin bir istek ama en çok istediğim bu.

It's this horrible, ugly fish

Korkunç, çok çirkin bir balık.

Click to see more example sentences
ugly tatsız

Oh, but, honey, he's old and ugly.

Ama tatlım, o yaşlı ve çirkin.

Honey, she is so ugly, she's cute.

Tatlım, çok çirkin ve şirin bir şey.

Actually, she's just ugly. Darling

Aslında, sadece çirkin. tatlım

Click to see more example sentences
ugly suratsız

Then, she ugly.

O zaman suratsız.

Yeah, keep walking, ugly!

Yürümeye devam et suratsız!

Such an ugly crier.

Suratsız bir sulu göz.

ugly huysuz

What an ugly baby.

Ne huysuz bir bebek.

Still as mean as a wasp and ugly, too.

Hala bir eşekarısı kadar huysuz ve çirkinsin.