English-Turkish translations for ultimate:

en büyük · son · nihai · en son · nihayette., nihayette · en yüksek · mutlak · esas · other translations

ultimate en büyük

The ultimate love. That between a man and a goddess.

Bir insan ve Tanrıça arasındaki en büyük aşk.

The search for this cosmic genetic code is the ultimate quest for physicists.

Bu kozmik genetik kodu araştırmak fizikçiler için en büyük hedeftir.

And I am the ultimate bachelor party planner at your service.

Ve ben en büyük Bekarlığa Veda Partisi organizatörüyüm ve hizmetinizdeyim.

Click to see more example sentences
ultimate son

Turkey One, this is Ultimate One, Can you hear me?

Hindi Bir, burası Son Bir. Beni duyuyor musunuz?

This is the ultimate in a pure loan a candidate unemployed.

Bu işsiz bir aday için saf kredinin son noktasıdır.

General, is it not the ultimate game?

Peki, General, bu en son oyun değil mi?

Click to see more example sentences
ultimate nihai

Look, this is my ultimate body!

Bak, bu benim nihai bedenim!

That will be your ultimate test.

Bu senin nihai sınavın olacak.

It's the ultimate form of democracy, right?

Demokrasinin nihai bir formu, değil mi?

Click to see more example sentences
ultimate en son

Have you got any idea what ultimately happened to him?

En sonunda ona ne olduğu hakkında bir fikriniz var mı?

General, is it not the ultimate game?

Peki, General, bu en son oyun değil mi?

It is up to me, ultimately, but good luck.

Eninde sonunda bana bağlı, ama iyi şanslar.

Click to see more example sentences
ultimate nihayette., nihayette

Look, I know how important this is to you, but revenge is ultimately a hollow pursuit, Sydney.

Bunun senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ama intikam, nihayetinde boş bir uğraştır Sydney.

Look you are, ultimately, a good person, Marnie.

Bak sen en nihayetinde iyi bir insansın Marnie.

So ultimately, alice and i parted as good friends.

Nihayetinde, Alice ve ben iki iyi arkadaş olarak ayrıldık.

Click to see more example sentences
ultimate en yüksek

The ultimate adrenaline rush.

En yüksek adrenalin patlaması.

Tygrus is the ultimate life form.

Tygrus en yüksek yaşam formu.

Star power. Ultimate wattage, baby.

Yıldız enerjisi, En yüksek watt, bebek.

ultimate mutlak

I'm sorry, Lorenzo, but how can this sort of confession be an ultimate proof?

Üzgünüm, Lorenzo ama böyle Böyle bir itiraf nasıl mutlak bir kanıt olabilir?

And suicide is the ultimate power?

Ve intihar da mutlak güç mü?

Absolute power is the ultimate aphrodisiac.

Mutlak güç en büyük afrodizyaktır.

ultimate esas

The ultimate party.

Esaslı bir parti.