English-Turkish translations for under:

alt, altından, altında, altına, altta · içinde · emrinde · etkisi altında · az, daha az · altı · arasında, arasına · aşağıda, aşağısına, aşağı, aşağısında · dibe · döneminde · bağlı · himayesinde · yetkisinde · other translations

under alt, altından, altında, altına, altta

But right now this country is under attack, and I've got a job to do, and I don't have a choice.

Fakat şu an bu ülke saldırı altında ve yapmam gereken bir işim var ve başka seçeneğim yok.

There's something under this bed.

Yatağın altında bir şey var.

You hold one minute under water, maybe two.

Suyun altında bir dakika kalabilirsin, belki iki.

Click to see more example sentences
under içinde

I've seen him three times in two days, and I found this under my car.

İki gün içinde onu üç kere gördüm. Bunu da arabamın altında buldum.

There is there is a nice man under there.

Orada orada içinde hoş bir adam var.

In under five minutes, Henry.

Beş dakika içinde, Henry.

Click to see more example sentences
under emrinde

And this ship Is under my command.

Ve bu gemi benim emrim altında.

But you're not under their command.

Ama sen onların emri altında değilsin.

Ronnie was under my command and you will be too.

Ronnie benim emrim altındaydı, ve sen de öyle olacaksın.

Click to see more example sentences
under etkisi altında

Being under the influence isn't a very good defense.

Etki altında olmak çok da iyi bir savunma sayılmaz.

She's still under his spell.

Kız da hâlâ onun etkisi altında.

Hundreds of senators are now under the influence of a Sith lord called Darth Sidious.

Yüzlerce senatör şu anda Darth Sidious adında bir Sith Lordu'nun etkisi altında.

Click to see more example sentences
under az, daha az

I lied a bit tonight, but I was under a lot of pressure.

Bu akşam az bir şey söyledim, ama çok baskı altındaydım.

Is he at least under guard?

En azından koruma altında mı?

But at least the raccoon infestation is under control

Ama en azından kontrol altında rakun istilamız.

Click to see more example sentences
under altı

How about "Under the Sea"?

Deniz altı"na ne dersiniz?

Don't worry; there's six more layers under that.

Merak etme. Bunun altında altı kat daha var.

Raptor flights two and six under athena will be our breaching force.

Athena kontrolündeki Raptor uçuşları iki ve altı bizim esas gücümüz.

Click to see more example sentences
under arasında, arasına

By the way, there's a rabbit under your bed.

Bu arada, yatağının altında bir tavşan var.

What made here, under the ocean?

Burada ne arıyorsun, okyanusun altında.

There's probably some underlying feelings of inadequacy between the two of you, right?

Muhtemelen bunun altında biraz yetersizlik hissi var, ikinizin arasında, değil mi?

Click to see more example sentences
under aşağıda, aşağısına, aşağı, aşağısında

Just pull yourself under, OK?

Sadece kendini aşağı çek, tamam mı?

There's a boat waiting downstairs, under the balcony.

Aşağıda, balkonun altında bekleyen bir kayık var.

Maybe something pulled him under.

Belki bir şey onu aşağı çekmiştir.

Click to see more example sentences
under dibe

Go look under a tree.

Git bir ağacın dibine bak.

Still there's blood and tissue under his fingernails.

Hâlâ tırnak diplerinde kan ve doku parçaları var.

Gallet's mistress and under Papa's nose!

Gallet'ın metresi ve babasının burnunun dibinde.

Click to see more example sentences
under döneminde

Then why wasn't it formed under George W. Bush?

Hayır. O zaman neden George W. Bush döneminde kurulmadı?

Under fascism. Mussolini told him,

Faşizm döneminde Mussolini ona

Under President Not Sure's leadership, a new era dawned.

Başkan Emin Değil'in liderliğinde, yeni bir dönem başladı.

under bağlı

It's a murder, it's local, and it's under local jurisdiction.

Bu bir cinayet, yerel bir olay ve yerel yetki alanına bağlı.

Eureka is under DOD jurisdiction.

Eureka Savunma Bakanlığı'na bağlı.

Under the circumstances, formal dress is to be optional.

Bu koşullar altında, resmi elbise isteğe bağlı olur.

under himayesinde

He's a schoolmaster and Edward was under his care.

Amcam bir öğretmen ve Edward onun himayesi altındaydı.

under yetkisinde

This is now a military operation And under his jurisdiction.

Bu artık askeri bir operasyon ve onun yetkisinde.