English-Turkish translations for unexpected:

beklenmedik · umulmadık · other translations

unexpected beklenmedik

And then one day, early on a Sunday morning the most unexpected thing happened.

Ve sonra bir gün, bir pazar sabahı erkenden en beklenmedik şey oldu.

And then something unexpected happened.

Ve birden beklenmeyen bir şey oldu.

His friend Jean Michel showed up unexpectedly in town, and our date is now a double.

Arkadaşı Jean Michel beklenmedik bir şekilde şehirde, ve randevumuz artık bir çifte randevu.

Click to see more example sentences
unexpected umulmadık

But it's actually science giving me unexpected answers.

Ama aslında bu bilim bana umulmadık cevaplar veriyor.

But nine months later, he received an unexpected souvenir

Ama dokuz ay sonra, hiç ummadığı bir hediye aldı.

Which is, uh, perfectly understandable and not at all unexpected.

Ki bu anlaşılabilir ve Hiçte umulmadık bir şey değil.

Click to see more example sentences