English-Turkish translations for unfortunately:

ne yazık · ne yazık ki · maalesef · malesef · other translations

unfortunately ne yazık

Unfortunately, this is not the dead man that's gonna make us famous.

Ne yazık ki, bizi ünlü yapacak olan ölü adam bu değil.

Well unfortunately, that's the only one we got.

Pekala ne yazık ki, sahip olduğumuz tek şey bu.

Unfortunately, sir, General Hammond is part of the problem.

Ne yazık ki, efendim, General Hammond sorunun bir parçası.

Click to see more example sentences
unfortunately ne yazık ki

Unfortunately, this is not the dead man that's gonna make us famous.

Ne yazık ki, bizi ünlü yapacak olan ölü adam bu değil.

Well unfortunately, that's the only one we got.

Pekala ne yazık ki, sahip olduğumuz tek şey bu.

Unfortunately, sir, General Hammond is part of the problem.

Ne yazık ki, efendim, General Hammond sorunun bir parçası.

Click to see more example sentences
unfortunately maalesef

Unfortunately, that's not an option at the moment, but we're working on it.

Maalesef, şu anda bu bir seçenek değil, ama üzerinde çalışıyoruz.

Unfortunately, it isn't that easy.

O kadar kolay değil maalesef.

Unfortunately, yes, Mr. President.

Maalesef evet Sayın Başkan.

Click to see more example sentences
unfortunately malesef

Unfortunately, Jessica couldn't be with us tonight so I'll accept this award on her behalf.

Malesef Jessica bu akşam bizimle olamadı.. bu yüzden bu ödülü onun adına kabul edeceğim.

But, unfortunately, gentlemen, there's only one chair behind the big desk.

Ama malesef beyler büyük masanın arkasında sadece bir koltuk var.

Unfortunately, she's not worth it.

Malesef, o kadar değerli değil.

Click to see more example sentences