English-Turkish translations for unity:

birlik · birim, bir · birliktelik · other translations

unity birlik

The people of North Vietnam and South Vietnam fight only for freedom, independence and national unity.

Kuzey ve Güney Vietnam halkları sadece özgürlük, bağımsızlık ve ulusal birlik için savaşıyordu.

Doing that, together, as a team, created a unity within that prison.

Beraber yapmak, bir takım olarak o hapishanede bir birlik yaratmış.

This tour will end in peace and unity.

Bu tur huzur ve birlik içinde sona erecek.

Click to see more example sentences
unity birim, bir

Who else could have brought such a spirit of unity to this congress?

Başka kim bu kongreye böyle bir birlik ruhu getirebilirdi ki?

Doing that, together, as a team, created a unity within that prison.

Beraber yapmak, bir takım olarak o hapishanede bir birlik yaratmış.

Faraday had discovered a deeper unity of nature.

Faraday doğada daha derin bir birliktelik keşfetti

Click to see more example sentences
unity birliktelik

Faraday had discovered a deeper unity of nature.

Faraday doğada daha derin bir birliktelik keşfetti