English-Turkish translations for unlikely:

olası olmayan, olmaz · alışılmadık · ihtimali olmayan · muhtemel olmayan · other translations

unlikely olası olmayan, olmaz

No, but it seems so unlikely another murder all these years later, under the same roof.

Hayır, fakat pek olası görünmüyor bu kadar yıl sonra yine aynı çatı altında bir başka cinayet.

A conspiracy like that sorry, but it sounds very unlikely.

Komplo teorisi gibi! Üzgünüm ama kulağa pek olası gelmiyor.

Seems an unlikely hobby for a young woman.

Genç bir kadın için olası olmayan bir hobi.

Click to see more example sentences
unlikely alışılmadık

It's an unlikely place for a woman and child.

Bir kadın ve çocuğu için alışılmadık bir yer.

We're the most unlikely animal friends.

Biz en alışılmadık havyan arkadaşız.

And an unlikely alliance, a fish and a shrimp that share a burrow.

Ve alışılmamış bir birlik. Bir balık ve karides aynı yuvayı paylaşıyor.

Click to see more example sentences
unlikely ihtimali olmayan

It's possible, but highly unlikely.

Mümkün. Ama oldukça ihtimal dışı.

That seems to me very unlikely.

Bu ihtimal bana pek olası gelmiyor.

It's very unlikely.

Oldukça düşük ihtimal.

unlikely muhtemel olmayan

I think it's unlikely that there's a third creature, Sir.

Sanırım, üçüncü bir yaratığın olması muhtemel değil, efendim.