urgently

We have seven people here in need of urgent medical attention.

Burada acil tıbbi yardıma. ihtiyacı olan yedi kişi var.

Call over there and say you have an urgent message for Mr. William Jones.

Orayı ara ve Bay William Jones için acil bir mesajın olduğunu söyle.

Excuse me, but there's an urgent phone call.

Özür dilerim ama acil bir telefon var.

There's something extremely, extremely urgent I need to tell you.

Sana söylemem gereken çok ama çok acil bir şey var.

Now, I'm sorry, but I have an urgent appointment.

Şimdi, üzgünüm ama acil bir randevum var.

It's very urgent, and I ask only for a single place on a train.

Çok acil bir durum ve trende tek kişilik bir yer istiyorum.

But it's very urgent sir.

Ama bu çok acil efendim.

Right now, we have urgent business to discuss.

Şu anda konuşmamız gereken acil işler var.

I'm sorry to interrupt, but I'm afraid it's urgent.

Böldüğüm için özür dilerim ama acil bir durum oldu.

No, but it's very urgent.

Hayır ama bu çok acil.