English-Turkish translations for utter:

tam · mutlak · son · tüm · son derece · bütün · sapına kadar · dile getirmek · demek · halis · söylemek · other translations

utter tam

When I'm in a relationship, I'm a complete and utter control freak.

Bir ilişkim olduğunda tam ve mutlak bir kontrol manyağı oluyorum.

Complete and utter denial.

Tam ve eksiksiz inkar.

Completely and utterly broken.

Tamamen, tam anlamıyla kırılmış.

Click to see more example sentences
utter mutlak

When I'm in a relationship, I'm a complete and utter control freak.

Bir ilişkim olduğunda tam ve mutlak bir kontrol manyağı oluyorum.

I didn't utter a word and you are deceiving me.

Ben bir kelime mutlak vermedi ve beni aldatıyorlar.

He thinks it's madness, utter madness.

O o delilik, delilik mutlak olduğunu düşünüyor.

Click to see more example sentences
utter son

She was still breathing. and utterly worthless.

Hala nefes alıyordu. ve son derece değersizsin.

But I promise it isthe last you will utter.

Ama söz veriyorum bu son söyleyişin olacak.

You're pathetic, untalented and utterly worthless.

Zavallı, yeteneksiz ve son derece değersizsin.

Click to see more example sentences
utter tüm

Cold and starving and now feeling utterly abandoned.

Hava soğuk, karnı şimdi de tümüyle terk edilmiş hissediyor.

Well, you're absolutely perfect and utterly irresistible.

Kesinlikle harika ve tümüyle karşı konulmazdın.

A completely utterly honest vow.

Tümüyle dürüst bir yemin.

Click to see more example sentences
utter son derece

She was still breathing. and utterly worthless.

Hala nefes alıyordu. ve son derece değersizsin.

You're pathetic, untalented and utterly worthless.

Zavallı, yeteneksiz ve son derece değersizsin.

And you looked utterly disgusting!

Son derece iğrenç görünüyordun.

utter bütün

Utterly and completely unnecessary.

Tamamen ve bütünüyle gereksiz.

Daniel hasn't uttered a word to me all day.

Daniel bana bütün gün tek kelime bile etmedi.

utter sapına kadar

Completely and utterly helpless.

Tamamen ve sapına kadar çaresiz.

Unfuckable Utterly unfuckable!

Sapına kadar sikilemezsiniz.

utter dile getirmek

But the most valuable clue was uttered by the butler, Tressilian.

Fakat en büyük ipucu, uşak Tressilian tarafından dile getirildi.

utter demek

So you're completely and utterly crazy too!

Demek sen de tamamen ve katıksız delisin!

utter halis

Two girls utterly infatuated with men who have larger than normal medulla oblongatas.

İki halis âşık kız normalden daha büyük "medulla oblongata"ya sahip adamlarla.

utter söylemek

I don't know, this man's uttering nonsense.

Bilmiyorum, bu adamın söyledikleri tamamen saçmalık.