English-Turkish translations for valve:

kapakçık · kapak · vana · valf · supap · other translations

valve kapakçık

First the valve replacement, then the liver transplant.

Önce kapakçık değişimi, sonrasında da karaciğer nakli.

Whether it's Mrs. Sykes with her new liver. Mr. Dennison with his new heart valve.

Yeni karaciğer takılan Bayan Sykes olsun ya da yeni kalp kapakçığı takılan Bay Dennison olsun.

This is Charles Gordon's valve.

Bu Charles Gordon'ın kapakçığı.

Click to see more example sentences
valve kapak

Pulmonary valve looks clean.

Pulmoner kapak temiz görünüyor.

Or to be more precise 'A mitral valve prolapse is causing a pansystolic murmur.'

Ya da daha açık olmak gerekirse bir mitral kapak prolapsusu pansistolik hırıltıya sebep oluyormuş.

We were able to fix your heart valve.

Biz düzeltmek mümkün senin kalp kapak.

Click to see more example sentences
valve vana

Opened the liquid nitrogen valve deliberately.

Sıvı nitrojen vanaları kasten açılmış.

Just hit the damn valve!

Şu lanet vanayı vur!

Some sort of pipe valve.

Bir tür vana. Nerede?

Click to see more example sentences
valve valf

This car has electronic valve control, electronic gearbox control, an electronic differential.

Bu arabada elektronik valf kontrolü, elektronik vites kontrolü ve elektronik diferansiyel var.

No. I'm buying a better pump and foot valve.

Daha iyi bir pompa ve valf alacağım.

I'm buying a better pump and foot valve.

Olmaz. Daha iyi bir pompa ve valf alacağım.

Click to see more example sentences
valve supap

This thing's got no fuel valve.

Bu şeyin yakıt supabı yok.

A new valve, two hinges, one fuse

Yeni bir supap, iki menteşe, bir fünyeyle

Just a bad combustion valve.

Sadece kötü ateşleme supabı.