English-Turkish translations for variety:

tür · çeşit, çeşitli · çeşitlilik · varyete · karışım · değişik · other translations

variety tür

Yes, I think so, but not any ordinary variety.

Evet, sanırım öyle, ama sıradan bir tür değil.

All those beautiful trees and fields and variety of birds.

Bütün o güzel ağaçlar ve çayırlar ve kuş türleri.

This is not the sea lice variety or the larvae.

Bu bir deniz biti veya larva türü değil.

Click to see more example sentences
variety çeşit, çeşitli

He's a successful investor in a variety of businesses a coffee house, a nightclub, a microbrewery.

Çeşitli dallarda başarılı bir yatırımcı. Bir kahvehanesi, bir gece kulübü ve de küçük bir bira fabrikası var.

Salt is used in exorcisms and a variety of religious healings.

Tuz da şeytan çıkarmada ve çeşitli dini iyileştirmelerde kullanılır.

Transgenders and label-free people of every stripe and variety!

Travestiler ve isimsiz insanlar her çizgiden ve çeşitten!

Click to see more example sentences
variety çeşitlilik

But even here, there is extraordinary variety.

Ama burada bile olağanüstü bir çeşitlilik hâkimdir.

MALLORY: What do you mean, "variety"?

Çeşitlilik" derken ne demek istiyorsun?

The variety is astounding.

Bu çeşitlilik, hayret verici.

Click to see more example sentences
variety varyete

Variety lights, shining like stars Because I love you so

Varyete ışıkları, ışıldar yıldızlar gibi çünkü seni seviyorum.

Carmela and Paulino, Tip-top Variety.

Carmela ve Paulino, Şık Varyete Gösterisiyle.

Traveling circuses and variety shows.

Gezici sirkler ve varyete gösterileri.

variety karışım

He used a variety of organic astringents, antioxidants, anhydrous desiccants.

Organik astrenjanlar antioksidanlar, anhidroz kurutuculardan oluşmuş bir karışım kullandı.

Well, he uses a variety of organic astringents, antioxidants, anhydrous desiccants.

Organik astrenjanlar antioksidanlar, anhidroz kurutuculardan oluşmuş bir karışım kullandı. Anhidroz

variety değişik

A great variety of enterprises is very wise, very wise.

Çok değişik girişimlerde bulunmak, çok akıllıca, çok akıllıca.

Namazu is another variety of this parasite.

Namazu bu parazitin değişik bir türüdür.