English-Turkish translations for vision:

görüş · vizyon · hayal, hayali · görme · görüntü · öngörü · imgelem · göz · görü · imge · düş · bakış · hayal gücü · önsezi · kuruntu · other translations

vision görüş

And they have cameras, five of them, two of them night vision.

Kameralar da var, hem de beş tane. İki tanesi gece görüş.

Hey, maybe that's why you're such a good point guard, peripheral vision.

Belki de bu yüzden o kadar iyi bir point guard'sın. Çevresel görüş var.

Do they have night vision?

Gece görüşleri var mı?

Click to see more example sentences
vision vizyon

Of course they are both monsters, but Hitler at least is a madman with a vision.

Ama ikisi de birer canavar. Ama en azından, Hitler vizyonu olan bir deli.

Vision and experience are exactly what America needs.

Vizyon ve deneyim tam olarak Amerika'nın ihtiyacı olan şey.

One with an imagination and a vision

Vizyonu ve hayal gücü olan bir adam

Click to see more example sentences
vision hayal, hayali

This is like a dream, like a vision.

Bu bir rüya gibi, bir hayal gibi.

Oh, Eric, isn't she a vision?

Eric. O bir hayal değil mi?

Is this your vision?

Bu mu senin hayalin?

Click to see more example sentences
vision görme

And your vision could be your gift to me.

Ve senin görme gücün de benim hediyem olabilir.

They showed me this peaceful world happy, like Phoebe saw in her vision.

Bana bu barışçıl bir dünya gösterdi, mutlu, Phoebe gibi onu görme gördüm.

Side effects include drowsiness, apathy, agitation and blurred vision.

Yan etkileri, uyuşukluk soğukluk, sıkıntı ve bulanık görme.

Click to see more example sentences
vision görüntü

This vision, did it give you anything?

Görüntü, sana bir şey verdi mi?

I only have this one vision.

Elimde bir tek bu görüntü var.

The vision happened in here?

Bu görüntü burada oldu?

Click to see more example sentences
vision öngörü

And last night I had this terrible vision.

Ve dün gece bu korkunç öngörüyü gördüm.

Is this a vision?

Bu da bir öngörü?

That's a vision.

Bu bir öngörü.

Click to see more example sentences
vision imgelem

What, you mean the vision ended?

Ne yani, imgelem bitti mi?

Had a vision this morning.

Bu sabah bir imgelem gördüm.

Did you get another vision?

Bir başka imgelem mi aldın?

Click to see more example sentences
vision göz

The elephant's night vision is little better than our own but lions have much more sensitive eyes.

Filin gece görüş kabiliyeti, insanoğlundan biraz daha iyidir. Ama aslanların çok daha hassas gözleri vardır.

That tiger has night vision goggles?

Bu kaplanın gece görüş gözlüğü var?

I don't know, but these are his night-vision goggles.

Bilmiyorum ama bu gece görüş gözlüğü onunmuş.

Click to see more example sentences
vision görü

Did he say anything about the vision?

Görü hakkında bir şey söyledi mi?

It's not exactly a vision.

Kesinlikle bir görü değil.

Is this another vision?

Bu başka bir görü mü?

Click to see more example sentences
vision imge

Look, Robin, I I had a vision the other day.

Bak Robin, ben geçen gün bir imge gördüm.

Maybe you'll have another vision.

Belki başka bir imge daha görürsün.

A horrible vision.

Korkunç bir imge.

Click to see more example sentences
vision düş

Life is like a dream or a vision.

Hayat bir hayal ya da düş gibi

This morning I had another vision.

Bu sabah başka bir düş gördüm.

Life is but a dream, a vision, an illusion.

Ama yaşam bir düş, bir hayal, bir yanılsamadır

Click to see more example sentences
vision bakış

Look, Robin, I I had a vision the other day.

Bak Robin, ben geçen gün bir imge gördüm.

Look, it's nothing personal, it's just Escher really understands my vision.

Bak, kişisel bir şey değil, yalnızca Escher benim vizyonumu gerçekten anlıyor.

Look, people are saying these visions are real.

Bak insanlar bu gördüklerimizin gerçek olduğunu söylüyor.

Click to see more example sentences
vision hayal gücü

One with an imagination and a vision

Vizyonu ve hayal gücü olan bir adam

You have a very consistent vision.

Oldukça tutarlı bir hayal gücün var.

My money, Mr. Norburg, and your vision.

Benim param, Bay Norburg ve senin hayal gücün.

vision önsezi

You have a vision, too, right?

Senin de önsezilerin var değil mi?

Like visions or premonitions.

Hayaller ya da önseziler gibi.

vision kuruntu

Rattlesnakes and medieval visions of damnation.

Çıngıraklı yılanlar ve belanın ortaçağ kuruntuları.