English-Turkish translations for waste:

boş · kayıp · boşa harcama · atık · harcamak · israf · boşa harcamak, boşa harcanan · kaybetmek · öldürmek · çöp · boşa geçirmek · heba olmak · artık · israf etmek · hali · savurganlık · atılmış · çöl · boş arazi · harap · tükenmek · heba etmek · other translations

waste boş

Just do me a favor and be honest about it and stop wasting my time, okay?

Bana bir iyilik yap ve bu konuda dürüst ol. Ve zamanımı boşa harcamayı bırak. Tamam mı?

Don't waste it on anything stupid.

Aptalca bir şey için bunu boşa harcama.

And now you're wasting it.

Ve şu an boşa harcıyorsunuz.

Click to see more example sentences
waste kayıp

It will only be a waste of time, and that's something we don't have.

Bu sadece zaman kaybı olur ve bu sahip olmadığımız bir şey.

This is a waste of time, there's nothing there.

Bu zaman kaybı, burada hiçbir şey yok.

It's a big waste of time.

Sadece koca bir zaman kaybı.

Click to see more example sentences
waste boşa harcama

Just do me a favor and be honest about it and stop wasting my time, okay?

Bana bir iyilik yap ve bu konuda dürüst ol. Ve zamanımı boşa harcamayı bırak. Tamam mı?

Stop wasting your time and quietly hand me the Silver Crystal.

Zamanını boşa harcama ve bana sessizce gümüş kristali teslim et.

Sam, please don't waste my time.

Sam, lütfen zamanımı boşa harcama.

Click to see more example sentences
waste atık

This the time to do your duty and not waste time... .in useless conversation.

Bu zaman yapmak için görev değil, atık zaman. .. . Gereksiz konuşma.

Saves on plastic, water waste, it's truly the perfect baby gift.

Plastik ve su atığı tasarruflu. Gerçekten mükemmel bir bebek hediyesi.

What kind of waste?

Ne çeşit kimyasal atık?

Click to see more example sentences
waste harcamak

So going back there now would be a bit like wasting this second chance.

Şimdi oraya geri dönmek, bu ikinci şansı boşa harcamak gibi olur.

So the question is, why is he wasting our time?

O zaman soru şu; Neden bizim zamanımızı harcıyor?

This little girl is wasting her time.

Bu küçük kız zamanını boşa harcıyor.

Click to see more example sentences
waste israf

I know, and it's a huge waste of money.

Biliyorum ama bu büyük bir para israfı.

Remember not to waste any time in Hong Kong

Hong Kong her zaman israf değil hatırla

What a waste. tell me about it.

Tam bir israf. Bir de bana sorun.

Click to see more example sentences
waste boşa harcamak, boşa harcanan

So going back there now would be a bit like wasting this second chance.

Şimdi oraya geri dönmek, bu ikinci şansı boşa harcamak gibi olur.

That is a waste of delicious dead horse.

Lezzetli ölü bir atı boşa harcamak olur bu.

Someone's wasting your time, and you're wasting mine.

Biri zamanını boşa harcıyor sen de benim zamanımı.

Click to see more example sentences
waste kaybetmek

Let's not waste any more time, then.

Daha fazla zaman kaybetmeyelim değil mi.

And don't waste any time. Arthur.

Ve hiç zaman kaybetme, Arthur.

Wasting time is not an option for me, michael.

Zaman kaybetmek benim için seçenek değil, Michael.

Click to see more example sentences
waste öldürmek

toxic waste and starving children.

Zehirli atıklar, açlıktan ölen çocuklar

Uncle Hank wasted him.

Hank amca onu öldürmüş.

Kill him Afro, waste him!

Öldür onu Afro, harca onu!

Click to see more example sentences
waste çöp

For construction waste and garbage.

İnşaat atığı ve çöpler için.

Chicago Department of Waste and Sanitation. Darren Wahl?

Şikago Çöp ve Sağlık Departmanı'ndan Darren Wahl mu?

The trashcan on the left side is completely wasted.

Sol taraftaski çöp tenekesi tamamen boşa gitti.

Click to see more example sentences
waste boşa geçirmek

Then there's no time to waste.

Boşa geçirecek zaman yok o zaman.

For example I might day, and you might say Wasted.

Mesela ben gün diyeceğim ve sen de boşa geçti.

A lot of wasted time.

Boşa geçen bir sürü zaman.

Click to see more example sentences
waste heba olmak

So waste of good scotch.

İyi bir viski heba oldu.

So much material wasted.

Çok fazla kumaş heba oldu.

Two sane, beautiful women wasted on you.

İki akıllı, güzel kadın senin yüzünden heba oldu.

Click to see more example sentences
waste artık

Let's not waste time anymore, one game and winner takes all

Artık zaman kaybetmeyelim, tek oyun ve kazanan hepsini alır.

With this human waste.

Bu insan artığı ile.

Don't waste police effort anymore.

Polisin zamanını boşa harcama artık.

Click to see more example sentences
waste israf etmek

Yeah, it's my money anyway and we shouldn't waste food.

Evet, yine de para benim ve biz yiyecekleri israf etmemeliyiz.

They're just wasting food there.

Orada sadece yiyecek israf ediyorlar.

I'm just wasting energy and effort.

Sadece enerji ve gayret israf ediyorum.

Click to see more example sentences
waste hali

Then stop wasting time, and go get that code!

O halde zaman kaybetmeyi bırak ve git o şifreyi bul.

Well, then, ma'am, I apologise for simply wasting your time.

O halde, hanımefendi vaktinizi harcadığım için özür dilerim.

We're wasting this boy's time then.

Bu çocuğun vaktini boşa harcıyoruz o halde.

waste savurganlık

Yes, but what a waste, the checks keep coming.

Evet ama ne bu savurganlık, çekler gelmeye devam ediyor.

How not at all wasteful.

Nasıl bir savurganlık bu.

waste atılmış

I was disposing of annabelle's medical waste,and I noticed something strange.

Annabelle'in tıbbi atıklarını atarken garip bir şey fark ettim.

waste çöl

What seeks Aigeus in these hospitable wastes?

Ne arıyorsun Aigeus bu konuksever çölde?

waste boş arazi

Oh, myIt's not "Waste Land" here

Aman TanrımBurası "Boş arazi" değil

waste harap

Boots from the 'Wasted' tour and a cheap 'Twisted' jacket.

Harap turunun botu ve ucuz bir Çarpık ceketi.

waste tükenmek

Oh, damn, I'm wasted.

Oh lanet olsun tükendim.

waste heba etmek

But you've wasted your youth too.

Ama gençliğini de heba ettin.