we're

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

But that was a long time ago, and that's not why we're here.

Ama bu uzun zaman önceydi ve bu yüzden burada değiliz.

We're not here for her, she's here for us.

Biz onun için burada değiliz, o bizim için burada.

We're out in ten nine eight seven six five four three two one.

Bizler on dokuz sekiz yedi altı Beş dört üç iki biri.

But, hey, that's why we're here, right?

Ama biz de bu yüzden buradayız, değil mi?

But that's not why we're here.

Ama bu yüzden burada değiliz.

That's why we're here, isn't that so?

Biz de bu yüzden buradayız değil mi?

This is why we're here, right?

Bu yüzden buradayız değil mi?

But you and me, we're still here.

Ama sen ve ben hala buradayız

Yeah. That's why we're here, man.

Bu yüzden buraya geldik dostum.