English-Turkish translations for weird:

garip · tuhaf · acayip · gariplik · esrarengiz · tekinsiz · anlaşılmaz · acaip · tuhaflık · esrarlı · olağandışı · other translations

weird garip

Carter, I know this is gonna sound weird, especially coming from me, but he's not like that.

Carter, biliyorum bu kulağa garip gelecek, özellikle de benden gelince. Ama o böyle biri değil.

Something weird is definitely going on here.

Burada kesinlikle garip bir şeyler oluyor.

Well, actually, it's not weird.

Aslında hiç de garip değil.

Click to see more example sentences
weird tuhaf

I know this has been weird for you, but you saved my life and I owe you one, okay?

Senin için tuhaf bir durum olduğunu biliyorum ama hayatımı kurtardın ve sana borçluyum, tamam mı?

It's very weird and it's very strange, just like you.

Bu durum tıpkı senin gibi çok tuhaf ve esrarengiz.

There is a weird sound.

Tuhaf bir ses var.

Click to see more example sentences
weird acayip

Can I ask you kind of a weird question?

Sana biraz acayip bir soru sorabilir miyim?

This building is very weird, man, it's very weird.

Bu bina çok acayip, dostum. Çok acayip.

What a weird day.

Çok acayip bir gün.

Click to see more example sentences
weird gariplik

Lots of things were weird.

Bir sürü gariplik var.

I promise, no weirdness, just a new beginning for both of us.

Gariplik olmayacağına dair söz veriyorum, ikimiz için de yeni bir başlangıç.

No, nothing's weird.

Hayır, gariplik yok.

Click to see more example sentences
weird esrarengiz

It's very weird and it's very strange, just like you.

Bu durum tıpkı senin gibi çok tuhaf ve esrarengiz.

There's something weird between you two.

İkiniz arasında esrarengiz bir şey var.

You got a weird family.

Esrarengiz bir ailen var.

Click to see more example sentences
weird tekinsiz

That is not the only thing that's weird.

Tuhaf olan tek şey sadece bu değil.

And that's not the only weird thing.

Garip olan tek şey bu değil.

All I am saying, Robert, is that it's weird.

Söylediğim tek şey Robert, sence de garip değil mi bu?

Click to see more example sentences
weird anlaşılmaz

Excuse me, sir, but I think something weird is going on here.

Özür dilerim efendim ancak sanırım burada tuhaf bir şeyler dönüyor.

And suddenly, I needed your help, and it just felt weird.

Sonra bir anda, yardımına ihtiyacım oldu ve garip hissettim.

But there was one weird thing.

Ancak tuhaf bir şey oldu.

Click to see more example sentences
weird acaip

And this is so weird.

Ve bu durum çok acaip.

It's weird and it's awkward, but you gotta at least try.

Bu tuhaf ve acaip, biliyorum.. Ama en azından denemelisin.

Not weird weird but, like, exciting weird.

Acaip tuhaf değil fakat heyecan verici esrarengiz.

Click to see more example sentences
weird tuhaflık

It's a good weird, though.

Ama güzel bir tuhaflık.

She's John Cusack, I'm Ione Skye, and there is nothing weird about that.

O John Cusack ben de Ione Skye'ım ve bunda hiçbir tuhaflık yok.

Well, that explains the weirdness.

O zaman bu, o tuhaflığı açıklıyor.

weird esrarlı

That noise is so weird.

Bu ses çok esrarlı.

It's a little weirdly prophetic, isn't it?

O, biraz esrarlı kehanet değil mi?

weird olağandışı

Anything weird or out of the ordinary.

Garip ya da olağandışı bir şey.