English-Turkish translations for welcome:

hoş · hoş geldiniz · hoşgeldin · hoşgeldiniz · karşılama · karşılamak · sıcak karşılama · kabul etmek · hoş karşılama · hoş karşılamak · ağırlama · selamlamak · hoş karşılanan · memnuniyet, memnuniyetle · sevindirici · ağırlamak · other translations

welcome hoş

Ladies and gentlemen, welcome and thank you very much for being here.

Bayanlar, baylar hoş geldiniz ve burada olduğunuz için teşekkür ederim.

Welcome, thanks for coming by.

Hoş geldin, uğradığın için sağ ol.

Good evening and welcome death race

İyi akşamlar. Ölüm Yarışı'na hoş geldiniz.

Click to see more example sentences
welcome hoş geldiniz

Ladies and gentlemen, welcome and thank you very much for being here.

Bayanlar, baylar hoş geldiniz ve burada olduğunuz için teşekkür ederim.

So welcome home.

Evine Hoş geldin..

Oh. And welcome home, little sister.

Ayrıca evine hoş geldin kardeşim.

Click to see more example sentences
welcome hoşgeldin

Welcome home, little man.

Eve hoşgeldin, küçük adam.

Welcome home, buddy.

Evine hoşgeldin, dostum.

Chuck, welcome home.

Chuck, eve hoşgeldin.

Click to see more example sentences
welcome hoşgeldiniz

Welcome, beautiful, beautiful, beautiful ladies and gentlemen.

Hoşgeldiniz, güzel, güzel, güzel bayanlar ve baylar.

Welcome, Madame allow me to introduce myself

Hoşgeldiniz Madam. Kendimi tanıtmama izin ver.

Welcome aboard, Captain.

Gemiye hoşgeldiniz, Kaptan.

Click to see more example sentences
welcome karşılama

Thank you so much for that kind welcome.

Bu nazik karşılama için çok teşekkür ederim.

Not a very nice welcome.

Hoş bir karşılama değil.

It's a dance of welcome.

Bu bir karşılama dansı.

Click to see more example sentences
welcome karşılamak

Go and welcome him, then.

O zaman git ve onu karşıla.

Go and welcome her!

Git ve onu karşıla!

It is a great joy for me to welcome tonight my Angel of Music, Sarah Brightman:

Bu gece onu karşılamak benim için büyük bir keyif: Müzik Meleğim, Sarah Brightman.

Click to see more example sentences
welcome sıcak karşılama

Thank you for that warm welcome.

Sıcak karşılama için teşekkür ederim.

Hi, Sarah, and a warm welcome.

Selam Sarah, sıcak bir karşılama.

Let's give them a warm welcome.

Onlara sıcak bir karşılama verelim.

Click to see more example sentences
welcome kabul etmek

Thank you for accepting our invitation, and welcome.

Davetimizi kabul ettiğin için teşekkürler ve hoş geldiniz.

Of course I welcome donations

Tabii ki bağışları kabul edilir

Finally, God agreed. And Azrael's soul was welcomed into heaven.

Sonunda Tanrı da razı gelmiş ve Azrail'in ruhu cennete kabul edilmiş.

Click to see more example sentences
welcome hoş karşılama

Not a very nice welcome.

Hoş bir karşılama değil.

What a welcome to Philadelphia.

Philadelphia'da ne hoş bir karşılama.

It's a welcome sight.

Ne hoş bir karşılama.

Click to see more example sentences
welcome hoş karşılamak

They also welcome these resourceful visitors

Ayrıca bu becerikli ziyaretçileri de hoş karşılarlar.

Perhaps our cousins, the Spanish, will be more welcoming.

Belki de İspanyol kuzenlerimiz bizi daha hoş karşılarlar.

The whole Kingdom will welcome Miss Haru

Bütün krallık Bayan Haru'yu hoş karşılayacak.

Click to see more example sentences
welcome ağırlama

Let's hear a warm welcome for crack gunner Laredo, Tommy Webber!

Topçu Laredo için sıcak bir ağırlama duyalım.. Tommy Webber!

Let's hear a warm welcome for crack gunner Laredo

Topçu Laredo için sıcak bir ağırlama duyalım..

An old tourist welcome center.

Eski bir "turist ağırlama merkezi".

welcome selamlamak

Greetings and welcome.

Selamlar, hoş geldiniz.

Hello, and welcome to founders' day.

Selamlar ve Kurucular Gününe hoş geldiniz.

My lady, King Attilla's brother, Blaodel, welcomes you!

Leydimi Kral Attilla'nın kardeşi, Blaodel, sizi selamlar!

welcome hoş karşılanan

Voyager is a welcoming place.

Voyager hoş karşılanan bir yer.

welcome memnuniyet, memnuniyetle

Oh,we welcome your company, Cardinal Versucci.

Eşlik etmenizden memnuniyet duyarız Kardinal Versucci.

welcome sevindirici

Lord Rahl, what a welcome and unexpected honor.

Lord Rahl, ne kadar sevindirici ve beklenmedik bir onur.

welcome ağırlamak

I'm your host, Millicent Huxtable, and this morning, I'm welcoming a new co-host.

Ben sunucunuz, Millicent Huxtable, ve bu sabah yeni yardımcımı ağırlıyorum.