English-Turkish translations for wherever:

nerde, nerede, nereye · her nerede., her nerede, her nereye · nerede olursa · other translations

wherever nerde, nerede, nereye

Wherever you go and whatever you do, I'll be there watching and waiting.

Nereye gidersen git, ne yaparsan yap, seni izliyor ve bekliyor olacağım.

Then find him, Admiral Smith, wherever he is.

O zaman bulun onu, Amiral Smith. Her neredeyse!

Wherever there's a cop beating up a guy I'll be there.

Her nerede bir polis bir adamı döverse orada olacağım.

Click to see more example sentences
wherever her nerede., her nerede, her nereye

Wherever my husband is, he's probably doing the same thing.

Kocam her neredeyse, muhtemelen o da aynı şeyi yapıyordur.

I opened a door to wherever he is, And now he's in pain.

O her nerdeyse, oraya bir kapı açtım ve şimdi o acı içinde.

John Henry, wherever your brother might be, he's a computer.

John Henry, kardeşin her neredeyse, o bir bilgisayar.

Click to see more example sentences
wherever nerede olursa

Wherever this girl was, that's where I wanted to be.

Bu kız her nerede ise ben orada olmak istiyordum.

Everywhere. But wherever I have been, every minute, day and night

Ancak nerede olursam olayım, her dakika, her gün, her gece

Listen, I'm gonna transfer wherever you go, okay?

Dinle, nereye gidersen oraya transfer olurum, tamam mı?

Click to see more example sentences