English-Turkish translations for window:

pencereli, pencere · cam · vitrin · gösteriş · gişe · other translations

window pencereli, pencere

Really now, open the windows, please Come on, seriously! Leave me alone, don't be a cow!

Gerçekten şimdi, lütfen, pencereler açık ciddi, Hadi! bir inek olmak yok, beni yalnız bırak!

That's what's so great about this window.

İşte bu yüzden pencere bu kadar harika!

You see that window?

Şu pencereyi gördün mü?

Click to see more example sentences
window cam

We're all driving together, but there's a front seat, a back seat and a window in between.

Hep birlikte gidiyoruz, ama ön koltuk var, arka koltuk var. .ve arada cam var.

There's a lamp burning in the window for you.

Camda senin için yanan bir lamba var.

No, the broken window.

Hayır, kırık cam için.

Click to see more example sentences
window vitrin

No, not this window.

Hayır, bu vitrin değil.

You've given her a window?

Ona bir vitrin verdin!

The windows weren't so big. It wasn't so pretentious.

Vitrinler bu kadar büyük ve gösterişli değildi.

Click to see more example sentences
window gösteriş

Kobayashi's usin' him for window-dressing.

Kobayashi onu gösteriş için kullanıyor.

window gişe

Window's closed, sir.

Gişe kapandı efendim.