windows

We're all driving together, but there's a front seat, a back seat and a window in between.

Hep birlikte gidiyoruz, ama ön koltuk var, arka koltuk var. .ve arada cam var.

Really now, open the windows, please Come on, seriously! Leave me alone, don't be a cow!

Gerçekten şimdi, lütfen, pencereler açık ciddi, Hadi! bir inek olmak yok, beni yalnız bırak!

Just do me a favor, don't shoot out the window, OK?

Ama bana bir iyilik yap; pencereden dışarı ateş etme, tamam mı?

There's a front seat and a back seat. And a window in between.

Ön koltuk var, arka koltuk var. .ve aralarında cam var.

Yeah, but there's no window in here.

Evet, ama burada hiç pencere yok.

'Please stay inside and lock all doors and windows.

'Lütfen içerde kalın ve tüm kapı ve pencereleri kilitleyin.'

There's a window here, right?

Burada bir pencere var, tamam mı?

There's a window here.

Burada bir pencere var.

Maybe there's a window open on the other side.

Belki, diğer tarafta açık bir pencere vardır.

Technically, that isn't the top window, is it, sailor boy?

Teknik olarak o en üst pencere sayılmaz, değil mi denizci çocuk?