English-Turkish translations for wish:

keşke · dilek, dilekler · istemek, isteme · dilemek, diler · istek · arzu · umut · arzulamak · ummak · other translations

wish keşke

I'm thinking she's beautiful and famous and I wish I had her life.

Çok güzel ve ünlü olduğunu düşünüyorum. Keşke onun hayatı benim olsa.

Wish there was another way to do this.

Keşke bunu yapmanın başka bir yolu olsaydı.

Captain, I wish I had better news.

Kaptan, keşke daha iyi haberlerim olsaydı.

Click to see more example sentences
wish dilek, dilekler

Now close your eyes and make a wish.

Şimdi gözlerini kapat ve bir dilek tut.

I really don't want another wish.

Gerçekten başka bir dilek istemiyorum.

Make a wish, that usually works.

Bir dilek tut, genelde işe yarar.

Click to see more example sentences
wish istemek, isteme

I'd wish you luck, too but I guess a guy like you doesn't need luck.

Ben de sana şans dilemek isterdim ama sanırım senin şansa ihtiyacın yok.

I'd wish you good luck, but

İyi şanslar dilemek isterdim ama

I don't want another wish. that's funny.

Gerçekten başka bir dilek istemiyorum. Bu komik.

Click to see more example sentences
wish dilemek, diler

Look, I just came by to wish you good luck and have a great game.

Bak, ben sadece dilemek için geldi iyi şans ve büyük bir oyun var.

I wish you a happy life.

Sana mutlu bir hayat dilerim.

Hopefully, but not me, of course, but I wish everybody good luck.

İnşallah, ben değil tabi ki, ama herkese iyi şanslar dilerim.

Click to see more example sentences
wish istek

This is my first and last wish.

Bu benim ilk ve son isteğim.

Do you have another wish?

Başka bir isteğiniz var mı?

This isn't easy for me but I'm following grandfather's wishes.

Bu benim için de kolay değil ama büyükbabanın isteklerini yerine getiriyorum.

Click to see more example sentences
wish arzu

Because you got a death wish.

Çünkü sende "ölüm arzusu" var.

It is not a wish.

Bu bir arzu değil.

She's not just sick, she's on her death-bed. And this is her last wish.

Sadece hasta bile değil, ölüm döşeğinde. ve bu onun son arzusu.

Click to see more example sentences
wish umut

I wish you peace, strength and hope.

Sana huzur, güç ve umut diliyorum.

It's all wishes, hopes and memories.

Bütün dilekler, umutlar ve hatıralar.

Wishful thinking, but maybe it's just the wind.

Umutlu düşünüyorum ama belki de sadece rüzgardır.

Click to see more example sentences
wish arzulamak

And there were wishes here

Ve burada arzular vardı.

wish ummak

Yeah, well, um uh, I have to respectabbey's wishes.

Evet, şey, um uh, Abby'nin isteklerine saygı duymak zorundayım.