English-Turkish translations for with:

-yle · -yla · -le · -la · ile · birlikte · yanında · beraberinde, beraber · vermek · ile beraber · uymak · amacıyla · canlı · sayesinde · uyanık · other translations

with -yle

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

Everybody loves a baby, that's why I'm in love with you.

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni

Well, are you okay with that?

Peki, sen iyi misin bu konuda?

Click to see more example sentences
with -yla

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

Everybody loves a baby, that's why I'm in love with you.

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni

Well, are you okay with that?

Peki, sen iyi misin bu konuda?

Click to see more example sentences
with -le

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

Everybody loves a baby, that's why I'm in love with you.

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni

Well, are you okay with that?

Peki, sen iyi misin bu konuda?

Click to see more example sentences
with -la

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

Everybody loves a baby, that's why I'm in love with you.

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni

Well, are you okay with that?

Peki, sen iyi misin bu konuda?

Click to see more example sentences
with ile

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

What's the problem with this Charlie?

Bu Charlie ile sorunumuz nedir?

We have a problem with the clothes.

Biz giysileri ile bir sorun var.

Click to see more example sentences
with birlikte

Listen first thing tomorrow, you and I will get together with a couple of the children

Dinle yarın ilk olarak sen ve ben birlikte bir kaç çocuk ile birlikte

You know, I've never seen you with her once.

Biliyor musun, Seni hiç onunla birlikte görmedim.

Then come with your father.

O zaman babanla birlikte gel.

Click to see more example sentences
with yanında

It's always like this with you, isn't it?

Senin yanında her zaman böyle, değil mi?

And look. He was with a woman.

Bak, yanında da bir kadın var.

Maybe that's why she went to live with him.

Belki de bu yüzden onun yanına gitmiştir.

Click to see more example sentences
with beraberinde, beraber

I know, but I've never been with a guy like him before.

Biliyorum, ama daha önce hiç böyle bir adamla beraber olmamıştım.

He's with Rachel, and you know it.

O Rachel ile beraber ve sen de biliyorsun.

We do this with Ray together.

Bu işi Ray ile beraber yapacağız.

Click to see more example sentences
with vermek

I'll give you one more week as a soldier if you give me one more week with her.

Sana asker olarak bir haftamı daha vereyim sen de bana onunla bir hafta ver"!

Now that's a question with only one answer.

Şimdi bu bir soru ile sadece bir crvap verilebilir.

Otto killed your sister with that cross to hurt Jax, not help him.

Otto kız kardeşini Jax'e yardım etmek için değil, ona zarar vermek için öldürdü.

Click to see more example sentences
with ile beraber

But the baby is with God now.

Ama bebek Tanrı ile beraber şimdi.

With a virgin Tom Collins for me? Virgin?

Benim için de bakir bir Tom Collins ile beraber mi?

Hi, I'm Ray, and I live here in Long lsland with my wife Debra.

Merhaba, ben Ray, ve eşim Debra ile beraber Long Island'da yaşıyoruz.

Click to see more example sentences
with uymak

And you found some boy living in his house With lots of drugs and money.

Ve sen onun evinde bir sürü para ve uyuşturucu ile birini buldun.

Yes, let's just go with "whatever," shall we?

Evet, sadece "neyse ne" ile devam edelim. Uyar mı?

Sheriff came out this afternoon with my third notice.

Şerif bu öğleden sonra üçüncü uyarıyla geldi.

Click to see more example sentences
with amacıyla

A man and woman with a mission.

Bir amacı olan kadın ve erkek.

Everything moved together, lived together, and died with a purpose.

Hepsi beraber hareket etti beraber yaşadı ve bir amaç ile beraber öldüler.

A man with a purpose.

Amacı olan bir adam.

Click to see more example sentences
with canlı

At least he was with a real, live human girl.

En azından gerçek, canlı insan kız ile oldu.

It's like living with a hungry ghost.

bir canlı hayaletle yaşamak gibi.

Each is alive with a story to tell.

Her biri anlatacak hikayesi olan bir canlı.

Click to see more example sentences
with sayesinde

But always with people like you.

Ama hep senin gibi insanlar sayesinde.

With you and Jamie

Sen ve Jamie sayesinde

Whereas with Mr. Hamil you'll learn Arabic, and he'll make a fine young Muslim of you.

Mösyö Hamil sayesinde Arapça öğreneceksin ve o seni iyi bir Müslüman genç yapacak.

Click to see more example sentences
with uyanık

Hey, lucy, stay with me.

Uyanık kal. Lucy, benimle kal.

Yes, if they are still awake after the numerous scenes with you and Gabel.

Evet, evet. Eğer senin ve Gabel'ın sayısız sahnelerinden sonra hala uyanık olurlarsa.

Still Awake with Otto von Stade.

'Otto von Stade ile hala uyanık'.