English-Turkish translations for within:

-da · -de · iç, içinden, içinde, için için · içeride, içeri, içeriye, içeriden · evde · sınırları içinde · dahilinde · other translations

within -da

And within each death no matter how small there's always a new life.

Ve her ölümde, ne kadar küçük de olsa, her zaman yeni bir hayat var.

He'll be completely invisible within an hour.

Bir saat içinde tamamen görünmez olacak.

He should be here within the hour.

Bir saat içerisinde burada olması gerek.

Click to see more example sentences
within -de

No, that's a bit too much, also because within the next few years plenty of people will graduate.

Hayır, bu biraz fazla olur... .çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde... .çok sayıda kişi mezun olacaktır.

My father went to his publisher this morning and was back within the hour.

Bu sabah babam yayıncısına gitti ve bir saat içinde geri döndü.

It'll be here within three hours.

Üç saate kadar burada olacak.

Click to see more example sentences
within iç, içinden, içinde, için için

No, that's a bit too much, also because within the next few years plenty of people will graduate.

Hayır, bu biraz fazla olur... .çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde... .çok sayıda kişi mezun olacaktır.

Within a month, they Were married. And within a year, a child.

Bir ay içinde evlenirler bir yıl içinde de çocukları olur.

Probably within the next few hours.

Muhtemelen önümüzdeki birkaç saat içinde.

Click to see more example sentences
within içeride, içeri, içeriye, içeriden

Who will be here within the hour.

Kim bir saat içerisinde burada olacak?

The police came, of course, within minutes.

Tabii ki polis bir dakika içerisinde geldi.

Princess Mia has managed to find a husband within a week.

Prenses Mia bir hafta içerisinde bir koca bulmayı başardı.

Click to see more example sentences
within evde

But, you know, bad as that night was, within a year Natalie was married.

Ama o gece ne kadar kötü olsa da Natalie bir yıl geçmeden evlendi.

He was back home within an hour.

Bir saat geçmeden eve geri döndü.

Colette Bradley will be home within the hour.

Colette Bradley bir saat içinde evde olacak.

Click to see more example sentences
within sınırları içinde

And this is all within budget?

Ve bunlar bütçe sınırları içinde mi?

Within normal limits.

Normal sınırların içinde.

That's within your policy, Owen.

Bu poliçenin sınırları içinde, Owen.

Click to see more example sentences
within dahilinde

Within the space of a month, a dozen children disappeared.

Bir aylık süre dahilinde, bir düzine çocuk kayboldu.

It's within the law, Danny.

Bu kanun dahilinde, Danny.

Within Sandpiper Crossing's rights. The building is private property.

Sandpiper Crossing'in haklari dahilinde bina özel mülktür.

Click to see more example sentences