English-Turkish translations for word:

kelime · söz · söylemek · sözcük · haber · lafız, laf · tavsiye · ifade etmek · anlatmak · sessiz · kelimelik · mesaj · emir · sözle ifade etmek · tabir · deyiş · söylenti · işaret · münakaşa · other translations

word kelime

I don't know what's going on now, but whatever happens, don't say a word.

Şu anda neler oluyor bilmiyorum ama ne olursa olsun, tek kelime etme.

Ladies and gentlemen, just a word of warning.

Bayanlar ve baylar, uyarı için sadece bir kelime.

"What's your favorite word?

En sevdiğin kelime nedir?

Click to see more example sentences
word söz

It may be a bad word to you but he's my son. She's my daughter.

Bu sözler senin için kötü olabilir ama o benim oğlum o da kızım.

Look at you, using my own words against me.

Şuna da bak, bana karşı benim sözlerimi kullanıyor.

A word please!

Bir söz lütfen!

Click to see more example sentences
word söylemek

Before you say another word, Mike, there's something that I gotta say.

Bir kelime daha etmeden önce, Mike, sana söylemem gereken bir şey var.

Ladies and gentlemen, Gabriel would like to say a few words.

Bayanlar ve baylar, Gabriel bir kaç söz söylemek istiyor.

You said a bad word today?

Bugün kötü bir söz söyledin?

Click to see more example sentences
word sözcük

OK, you know there's a better word for that, right?

Bunun için daha iyi bir sözcük var, değil mi?

Don't say that, that's not a nice word.

Öyle deme, bu hoş bir sözcük değil.

Guess that wasn't the safe word.

Herhalde bu güvenli sözcük değildi.

Click to see more example sentences
word haber

Um, still no word from him?

Hala ondan bir haber yok mu?

Is there still no word from paris, mr. Marshall?

Paris'ten hala bir haber yok mu, Bay Marshall?

Any word from the LAPD intelligence, if there is such a thing?

LAPD istihbaratından bir haber var mı? Eğer en ufak bir şey varsa?

Click to see more example sentences
word lafız, laf

That's a big word for such a little man.

Bu kadar küçük bir adam için ne büyük bir laf.

These are not just words.

Bunlar sadece laf değil.

That guy didn't say a word.

Adam tek bir laf etmedi.

Click to see more example sentences
word tavsiye

Oh, a word of advice don't even think of driving a red or a white car this weekend.

Bir de tavsiye vereyim Bu hafta sonu sakın kırmızı ya da beyaz bir araba kullanmayın.

A word of advice, young man.

Sana bir tavsiye, genç adam.

A word of advice. Never surprise anyone.

Sana bir tavsiye asla kimseye sürpriz yapma.

Click to see more example sentences
word ifade etmek

Because they're just words and they don't mean anything anymore.

Çünkü onlar sadece laf ve artık bir anlam ifade etmiyor.

What does that word mean to you?

Bu kelime sana ne ifade ediyor?

Does the word "Bones" mean anything to you?

Bones" sana bir şey ifade ediyor mu?

Click to see more example sentences
word anlatmak

What pretty words, I don't understand a thing!

Ne güzel sözcükler, ama hiç bir şey anlamıyorum!

I don't understand a single word, but what a voice.

Bir kelimesini anlamıyorum, ama ne harika bir ses.

There's one word to describe what's happening, and that word is

Orada neler olduğunu anlatmak için tek bir kelime var, o kelime de

Click to see more example sentences
word sessiz

And now, if you could all quiet down, sheriff Stone has a few words.

Ve şimdi de, eğer hepiniz sessiz olursanız Şerif Stone bir kaç şey söyleyecek. Şerif?

Shut up and say the words.

Kes sesini ve kelimeleri söyle.

This voice is saying these words.

Bu kelimeleri bu ses söylüyor.

Click to see more example sentences
word kelimelik

Let me give you three words of advice, Jack.

Sana üç kelimelik bir tavsiye vereyim, Jack.

Just three words of advice:

Sadece üç kelimelik tavsiye:

And you're gonna give me one-word answers, yes or no.

Sen de bana tek kelimelik cevaplar vereceksin, evet veya hayır.

Click to see more example sentences
word mesaj

The message isn't a word.

Mesaj bir kelime değildi.

A secret message hidden behind the words.

Sözcüklerin arkasına saklanmış gizli bir mesaj.

Telepathy is a message, words, a voice

Bir tür telepatik mesaj kelimeler, bir ses

Click to see more example sentences
word emir

Then give them the word.

O halde onlara emir ver.

Word came two weeks ago.

Emir iki hafta önce geldi.

Any word is perceived as an order.

Her sözcük bir emir gibi algılanır.

word sözle ifade etmek

Woman, your words mean nothing to me!

Kadın, sözlerin bana bir şey ifade etmiyor!

But words are not Enough to express

Ama sözler yeterli değil ifade etmeye.

word tabir

But it's a common word, dad!

Çok yaygın bir tabir baba!

No, and the word's "freedom fighter.

Hayır, ve doğru tabir "özgürlük savaşçısı".

word deyiş

Not in other words.

Başka bir deyiş değil.

Not in other words, James.

Bir başka deyiş yok James.

word söylenti

Of course, that's just the word.

Tabii ki sadece bir söylenti.

Oh, word about bounty hunters, that travels pretty far, pretty fast.

Oh, ödül avcıları hakkında söylentiler, Çok uzağa ve çok hızlı yayılır,

word işaret

I can't tell what's words and what's punctuation!

Ne kelimeleri ne de noktalama işaretlerini okuyamıyorum.

word münakaşa

No, I I never never had words with with Mr. Beale at all.

Hayır, ben ben asla asla Bay Beale ile münakaşa etmedim.