English-Turkish translations for world:

dünyaca, dünya · Yer · insanlar · hayat · gezegen · evren · uzay · alem · yeryüzü · diyar · ölümlü dünya · other translations

world dünyaca, dünya

You see, in this world, there's people like me and there's people like you.

Yani bu dünyada benim gibi insanlar var ve senin gibi insanlar var.

And now the whole world knows it.

Ve şimdi bütün dünya bunu biliyor.

And in this world, right now, today, that is dangerous.

Ve de bu dünyada, şu anda, bugün bu tehlikeli.

Click to see more example sentences
world Yer

I understand that if everyone was more like you, the world would be a better place.

Anlıyorum eğer sen gibi daha çok insan olsaydı dünya çok daha iyi bir yer olurdu.

But the world is really a very small and dark place.

Ama dünya gerçekten de çok küçük ve karanlık bir yer.

The world is a funny place, no?

Dünya komik bir yer değil mi, hayır?

Click to see more example sentences
world insanlar

You see, in this world, there's people like me and there's people like you.

Yani bu dünyada benim gibi insanlar var ve senin gibi insanlar var.

We live in a different world than these people

Biz bu insanlardan daha farklı bir dünyada yaşıyoruz.

The world needs more good people like you.

Dünyanın sizin gibi iyi insanlara ihtiyacı var.

Click to see more example sentences
world hayat

'Cause this way of life isn't long for this world.

Çünkü bu tür bir hayat bu dünyada çok uzun değil.

Because it's my world, too.

Çünkü bu benim de hayatım.

Not in this world or in this life

Ne bu hayatta, ne de bu dünyada

Click to see more example sentences
world gezegen

It's a very beautiful world.

Çok güzel bir gezegen.

And this world is under my protection.

Ve bu gezegen benim korumam altında.

IS this world a threat?

Bu gezegen bir tehdit mi?

Click to see more example sentences
world evren

These four walls will be our universe, our private world.

Şu dört duvar bizim evrenimiz, özel dünyamız olacak.

It was a different world, another universe.

Farklı bir dünyaydı, başka bir evren.

The whole wide world and parts of the universe, too?

Tüm dünyanın ve evrenin bir kısmının da mı?

Click to see more example sentences
world uzay

This is a world's record for an astronomical body in space.

Uzaydaki astronomik bir vücut için bu bir dünya rekoru.

The space between these two brane worlds is warped.

Uzay ile bu iki parçacık dünyaları arasında eğrilmiştir.

Welcome to VozTech, the world's premier space technology and weapons manufacturer.

Voztech'e hoş geldiniz. Dünyanın birinci uzay teknoloji fabrikası ve silah üreticisi.

world alem

Like a distant mirage in a different world.

Sanki başka bir alemde uzakta bir serap gibi.

Adis means "new", and alem means "world".

Size açıklayayım. Adis; "yeni"ve alem;" dünya

world yeryüzü

It's Thomas Shelby against the whole bloody world, right?

Thomas Shelby, tüm lanet yeryüzüne karşı. Değil mi?

Seol Gong Chan is the world's biggest cheapskate!

Seol Gong Chan yeryüzündeki en cimri adam!

world diyar

Welcome to Webley's World Of Wonders, children.

Webley'nin Harikalar Diyarı'na hoş geldiniz çocuklar.

world ölümlü dünya

Mortal world turned to ice.

Ölümlü dünya buza döndü.