English-Turkish translations for yellow:

sarı, sarımsı, sarılı · korkak · sarı renkli · sarı boya · sararmış · yumurta sarısı · alçak · other translations

yellow sarı, sarımsı, sarılı

Once upon a time there were a green fish and a yellow fish, and their children were all blue

Bir zamanlar, yeşil bir balık ve sarı bir balık vardı Ve onların çocukları, tamamen maviydi.. .

A yellow car.

Sarı bir araba.

It's a nice yellow one.

Hoş sarı bir araba.

Click to see more example sentences
yellow korkak

No one knows what it is, and the sheriff's too yellow to investigate.

Ne olduğunu kimse bilmiyor, Şerif de araştırmak için çok korkak.

That's why they call him "Yellow Horace".

Bu yüzden ona Korkak Horace diyorlar.

Like a yellow rat?

Korkak sıçan gibi mi?

Click to see more example sentences
yellow sarı renkli

It's yellow and white.

Sarı ve beyaz renkli.

So we're looking for A yellow street racer in las vegas?

Yani Las Vegas'ta sarı renkli bir sokak yarışçısı arıyoruz?

Four lemon-yellow lamps with a glare of orange and green in an atmosphere of pale sulfur, like a furnace.

Dört limon sarısı lamba, biraz turuncu ve yeşil. Soluk sülfür renkli bir ortam, bir ocak gibi.

Click to see more example sentences
yellow sarı boya

Painted yellow, with a garden, and two children, Paul and Michael.

Sarı boyalı, bahçeli! Ve iki çocuk, Paul ve Michael!

But it's not painted yellow.

Ama sarıya boyanmış değil.

Yellow paint, gold paint,

Sarı boyalı, altın sarısı.

Click to see more example sentences
yellow sararmış

Blonde, yellow dress.

Sarışın, sarı elbiseli.

Two roads diverged in a yellow wood.

Sararmış bir ormanda ayrıldı yol ikiye.

Brown spots,yellowing moving upward.

Kahverengi lekeler, üst kısımlar sararmış?

Click to see more example sentences
yellow yumurta sarısı

A blue marble egg, and yellow roses

Mavi mermer bir yumurta ve sarı güller

lemon yellow fish grilled egg strong

Limon Sarı Balık Izgara Yumurta Sert

yellow alçak

That damn yellow rookie.

O lanet olası alçak çaylak.