you're

Look, I had a really good time tonight, and I think you're really pretty, but I'm married, OK?

Bak, bu akşam çok iyi vakit geçirdim ve bence çok güzelsin ama ben evliyim, tamam mı?

I'm not like that, and you're not like that.

Ben öyle değilim, ve sen de öyle değilsin.

But you're not like that, are you?

Ama sen öyle değilsin, değil mi?

You know you're good, but you're not that good.

İyi olduğunu biliyorsun, ama o kadar da iyi değilsin.

How can you be with a guy that's got a problem with the very thing you're all about?

Nasıl bir adamla olabilir Sen tüm ilgili çok şey ile ilgili bir sorun var olduğunu?

All right, so you're good, but you're not that good.

Pekâlâ, iyisin ama o kadar da iyi değilsin.

And so I wanted to do something young and crazy. And you're the only one I wanted to do it with.

Ve bu yüzden, genç ve çılgınca bir şey yapmak istedim, bunu yapmak istediğim tek kişi de sensin.

You're not here for me, are you?

Benim için burada değilsin değil mi?

But you're not, are you?

Ama sen değilsin, değil mi?

But you're not that good.

Ama o kadar iyi değilsin.