you're

Yeah, but you know there's no such thing. There's just people. And they're looking to you for help.

Evet ama böyle bir şey olmadığını biliyorsun sadece insanlar var ve yardım için seni arıyorlar.

Look, I know how hard this must be for you, but we're doing this for your own good.

Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bunu senin iyiliğin için yapıyoruz.

You're good, but not that good.

İyisin ama o kadar iyi değil.

And now you got to do something for me because you're right.

Ve şimdi senin benim için bir şey yapman gerekiyor çünkü haklısın.

But you're not here.

Ama sen burada değilsin.

And you're not here

Ve sen burada değilsin

But you're not like me.

Ama sen benim gibi değilsin

But you're not.

Ama sen değil.

You're not here for me.

Benim için burada değilsin.

You're good, but you're not that good.

İyisin ama o kadar iyi değilsin.