English-Turkish translations for you:

siz, seni, sizi, sana, size, sen · bir · mi · seninki · · sizler · hani · other translations

you siz, seni, sizi, sana, size, sen

And you and you.

Ve sen ve sen.

You do something for me, I do something for you.

Sen benim için bir şey yap, ben senin için yapayım.

But you know that too, don't you?

Ama bunu sen de biliyorsun, değil mi?

Click to see more example sentences
you bir

You don't know anything about this man, and he knows everything there is to know about you.

Bu adam hakkında hiç bir şey bilmiyorsun ve o senin hakkında her şeyi biliyor.

And there's one in here for you too.

Ve burada bir tane de senin için var.

You have something for me or do you need something,

Benim için bir şeyin mi var yoksa bir şey mi istiyorsun?

Click to see more example sentences
you mi

This is for you. For me?

Bu senin için Benim için mi?

But you're all right, are you?

Ama sen iyisin değil mi?

You've never done anything like this before, right?

Daha önce hiç böyle bir şey yapmadın değil mi?

Click to see more example sentences
you seninki

This is you, and this is me.

Bu sensin ve bu da benim.

Yeah, but right now I'm here with you.

Evet, ama şimdi burada ve seninle birlikteyim.

This all about you, isn't it?

Hepsi seninle ilgili, değil mi?

Click to see more example sentences
you

Have you ever seen anything like that before?

Daha önce hiç böyle bir şey gördün ?

Did you see her there?

Orada onu gördün ?

Have you ever seen anything so perfect?

Hiç bu kadar mükemmel bir şey gördün ?

Click to see more example sentences
you sizler

Ladies and gentlemen I'm here to tell you a very strange story.

Bayanlar ve baylar sizlere çok tuhaf bir hikaye anlatmak için buradayım.

Anyway, I'm the Doctor, and this is Rose, and you are?

Her neyse. Ben Doktor ve bu da Rose. Peki ya sizler?

You guys, and those guys.

Sizler, ve o adamlar.

Click to see more example sentences
you hani

Ok you know how there's good guys and there's bad guys?

Hani bir iyi adamlar vardır, bir de kötü adamlar?

Well, not you guys but, like

Hani çocuklar siz değil ama

You're, you know, this whole

Sen, hani işte, tüm bu

Click to see more example sentences