'nen

Sie haben wirklich 'nen bezaubernden Bauch.

Gerçekten muhteşem bir göbeğin var.

Fürs Toaster-Abknallen hätten Sie 'nen Orden verdient.

O tost makinesini hakladığın için sana madalya vermelilerdi.

Vielleicht für 'nen Computer.

Bir bilgisayar için belki.

Ich hab 'nen Schlüssel.

Ben de anahtar var.

Hab 'nen Modelwettbewerb gewonnen.

Bir modellik yarışmasını kazandım.

Ich hab 'nen Traum.

Benim bir hayalim var!

Ich könnte 'nen Tempowechsel vertragen.

Ben barış görevini üstlenirim.

Brauch ich etwa 'nen Schrittmacher?

Kalp piline mi ihtiyacım var?

Limousinenfahrer, hatte 'nen Unfall.

Limuzin şoförü. Kaza geçirmiş.

Schreib 'nen Brief.

Bir mektup yaz.