German-Turkish translations for Angelegenheit:

mesele · · sorun · şey · other translations

Angelegenheit mesele

Eure Heiligkeit, eine dringende Angelegenheit.

Papa Cenapları, önemli bir mesele var.

Die Vogelgrippe, natürlich, wie Sie wissen, eine ernste Angelegenheit.

Kuş gribi, bildiğiniz gibi, tabii ki oldukça ciddi bir mesele.

Diese Angelegenheit ist für China wirklich dasselbe wie für die USA.

Bu mesele Amerika için nasılsa, gerçekten Çin için de aynı.

Click to see more example sentences
Angelegenheit

Nicht-tödliche Waffen sind eine sehr ernste Angelegenheit.

Ölümcül olmayan silahlar çok ciddi bir iştir.

Ein Hungerstreik ist eine ernste Angelegenheit.

Açlık grevine başlamak çok ciddi bir .

Weißt du Zwerg sein ist eine ernste Angelegenheit.

Biliyor musun, cüce olmak önemli bir iştir.

Click to see more example sentences
Angelegenheit sorun

Nein, das ist nicht deine Angelegenheit.

Hayır, olmaz. Bu senin sorunun değil

Justine ist die Angelegenheit, Mr. Taylor.

Burada sorun Justine, Bay Taylor.

Das ist unsere Angelegenheit, nicht ihre.

Bu bizim sorunumuz, onların değil.

Angelegenheit şey

Fast nichts. Das ist eine delikate Angelegenheit.

Hemen hemen hiçbir şey, bu hassas bir konu.

Ich habe etwas zu erledigen, eine persönliche Angelegenheit.

Yapmam gereken bir şey var. Kişisel bir mesele.