Borg

Ich glaube schon, aber dafür brauche ich noch eine Dosis Borg-Nanosonden.

Sanırım, ama bir miktar daha nano sondalardan ihtiyacım olacak.

Ein Borg-Schiff nähert sich.

Bir Borg gemisi yaklaşıyor.

Erentnahm meinem Körper Borg-Technologie.

Vücudumdan Borg teknolojisi çıkarttı.

Dieser Knoten beinhaltet Navigationsdaten der Borg.

Bu düğüm, Borg yönlendirme verisi ihtiva eder.

Ich empfange Lebenszeichen von Nicht-Borg.

Borg olmayan yaşam sinyalleri tespit ediyorum.

Sie ist keine Borg mehr.

O artık Borg değil.

Wie Sie sagten, bin ich weder Mensch noch Borg.

Senin de belirttiğin gibi, ben ne insan ne de Borgum.

Sie ist Borg.

O bir Borg.

Ich bin Borg.

Ben bir Borg'um.

Die Borg sind mächtig, aber Captain Janeway ist einfallsreich.

Borg çok güçlü, ama Kaptan Janeway, çok dirayetli bir lider.