German-Turkish translations for Brunnen:

kuyu · çeşmeler, çeşme · kaynak · fıskiye · other translations

Brunnen kuyu

Unter keinen Umstaenden sollte Wasser von Zapfhaehnen oder Brunnen konsumiert werden.

Hiçbir şekilde musluklardan ya da kuyudan gelen suları kullanmayın. FEMA.

Der ältere hieß "Vorderer Brunnen".

Eski kuyuya "ön kuyu" denirmiş.

Der neuere hieß "Hinterer Brunnen".

Yeni olana ise "arka kuyu".

Click to see more example sentences
Brunnen çeşmeler, çeşme

Drängeln beim Brunnen resultiert in Mehrarbeit für die Reinigungsschicht.

Çeşmede itiş kakış yapmayın. Temizliğin işini güçleştirir.

Stein, Schere, Papier und Brunnen.

Kaya, makas, kağıt ve çeşme.

José beim Brunnen.

José çeşmenin yanında.

Click to see more example sentences
Brunnen kaynak

Es gibt artesische Brunnen unter Chester's Mill.

Chester's Mill'in altında kaynak suları var.

Der Brunnen war ziemlich trocken, Ms. Crowder.

Kuru bir kaynak sayılırsınız Bayan Crowder.

Brunnen fıskiye

Brunnen für jedermann. Zum Einkaufspreis!

Herkese toptan fiyatına fıskiye!