Brutstätte

Sein Körper ist eine Brutstätte für Krankheiten.

Cesedi hastalığı için bir zemin ıslahı var.

Slums sind Brutstätten für Kriminelle.

Kenar mahalleler tam bir suçlu yuvasıdır.

Müllbeutel sind Brutstätten für bakterielle und fungale Pathogene.

Çöp torbaları, bakteri ve mantar patojenlerinin üreme yerleridir.

Genau. Eine Brutstätte für Hochmut und Gier.

Kibir ve açgözlülük için tam bir üreme ortamı.

Und dann, in neun Jahren, werden die malcolmus pterosauria zu der neuen Brutstätte wandern.

Bundan dokuz yıl sonra, Malcolmus pterosauria yeni avlanma bölgesine göç edecek.

Der ganze verdammte Komplex ist eine Brutstätte, Doktor.

Tüm lanet kiralık en bir zemin ıslahı, doktor.