German-Turkish translations for Ding:

şey · · alet · konu · nesne · araç · macera · mesele · other translations

Ding şey

Manchmal, Artefakte sie vermögen Menschen furchtbare, unsagbare Dinge anzutun.

Bazen objeler insanlara korkunç, ağza alınmayacak şeyler yapıyorlar.

Sie sieht Dinge.

Bir şeyler görüyor.

Stimmen hören, Dinge sehen Erwähnte Ihre Mutter so etwas in der Art?

Sesler duymak, bir şeyler görmek gibi, annen böyle bir şeyden bahsetti mi?

Click to see more example sentences
Ding

Diese Dinge brauchen Zeit.

Bu işler zaman alır.

Und ich denke noch immer, dass dieses Vater-Tochter-Ding mit Veronica faul ist.

Doğru. Ve ben hala bu Veronica Dexter'in, baba-kız işinin şüpheli olduğunu düşünüyorum.

Dieses Ding ist wichtig für mich.

Bu benim için çok önemli.

Click to see more example sentences
Ding alet

Wie funktioniert dieses Ding?

Bu alet nasıl çalışıyor?

Aber ich bin kein Ding.

Ben bir alet değilim.

Das Ding macht mich wahnsinnig.

Bu alet beni deli edecek.

Click to see more example sentences
Ding konu

Vater, ich entscheide doch nur selbst bei trivialen Dingen.

Baba, ben sadece önemsiz konularda karar veririm.

Über bestimmte Dinge.

Bazı konular hakkında.

Ja, ich werde eines Tages eine Monographie schreiben über die schädliche Angewohnheit, unnütze Dinge anzusammeln.

Evet, bir gün zararlı bir alışkanlık olan yararsız şeyler biriktirme konusunda bir kitap yazacağım.

Ding nesne

Manche wertvolle Dinge

Bazıları, değerli nesneler.

Ein schönes Ding

Güzel bir nesne!

Ding araç

Das ist ein simples Ding.

Oldukça basit bir araç.

Ding macera

Ich will mal wieder ein Abenteuer. Monster, explodierende Dinge.

Bir macera daha istiyorum, canavarlar, patlayan şeyler.

Ding mesele

Über die Dinge hinaussehen hatten wir, es gibt auch "über die Dinge hinaushören".

Bir şeyleri görme meselesini geçtik artık. Bir de bir şeylerin ötesini duyma var.