German-Turkish translations for Fest:

sıkıca, sıkı · sert · parti · sabit · Kutlama · sağlam · festival · pek · şenlik · bayram · şölen · katı · kesin · derin · sürekli · other translations

Fest sıkıca, sıkı

Halte ihn bitte fest.

Onu sıkı tutun lütfen.

Fest halten, Spatz.

Sıkı tutun bebeğim!

Halt sie einfach fest.

Sen sıkı tut yeter.

Click to see more example sentences
Fest sert

Vielleicht ein bisschen fester.

Belki biraz daha sert vurmalısın?

Ein Feenherz schlägt fest und frei!

Bir perinin kalbi sert ve özgürce atar!

Du musst fester zutreten.

Daha sert vurman gerekiyor.

Click to see more example sentences
Fest parti

Dies ist doch ein Fest?

Bu bir parti, öyle değil mi?

Ja, das ist ein wunderbares Fest.

Evet, bu harika bir parti.

Um das zu feiern, geben wir ein kleines Fest.

Biz de bunu kutlamak için küçük bir parti veriyoruz.

Click to see more example sentences
Fest sabit

Komm zum Punkt. Bei jeder endothermen Reaktion werden die Oberflächenmoleküle immer zuerst fest.

Herhangi bir endotermik reaksiyonda taban molekülleri her zaman, ilk sabit hale gelen moleküllerdir.

Much, Allan, haltet den Sheriff und Gisborne fest!

Much, Allan, Şerif'i ve Gisborne'u sabit tutun.

Sie waren jung, voller Leben, mit festem Blick, leuchtend und strahlend.

Genç ve hayat doluydular. Gözleri sabit ve ışık saçıyordu.

Click to see more example sentences
Fest Kutlama

Ein großes Fest!

Büyük bir kutlama!

Wir feiern heute ein Fest.

Bugün bir kutlama var.

Ein schönes Fest, Batiatus!

Güzel bir kutlama, Batiatus!

Click to see more example sentences
Fest sağlam

Fest, aber sanft.

Sağlam ama zarif.

Fest aber weich.

Sağlam ve yumuşak.

Er braucht eine feste Hand.

Sağlam bir ele ihtiyacı var.

Click to see more example sentences
Fest festival

Schon wieder ein Fest?

Bir festival daha mı?

Ein einheimisches Fest.

Yerel bir festival.

Ich möchte mehr über das Fest erfahren. Und über Landru.

Bu festival ve Landru hakkında daha çok şey duymak isterdim.

Click to see more example sentences
Fest pek

Ja, nun, halt dich fest.

Peki, şimdi sıkı dur.

Also, Liebling, gut fest halten.

Peki bebeğim. Sıkı tutun.

In Alabama sitzen die Zähne nicht so fest, aber das ist irr-elefant.

Alabama'da fildişleri çok sıkı değil, fakat bu pek önemli değil.

Fest şenlik

Nein, weil wir nicht das uralte, heidnische Fest Saturnalia feiern.

Hayır, çünkü biz antik putperest Satürn Şenliklerini kutlamayız. Satürn Şenlikleri?

Das Fest dauert drei Nächte.

Şenlik üç gece sürecek.

Das war ein rauschendes Fest.

Harika bir şenlik Başkan.

Fest bayram

Hast du mit Miss G das St. Agnes-Fest gefeiert?

Bayan G ile Aziz Agnes Bayramı'nı canlandırdınız?

Es scheint, ddass es Fest

? yle g? rünüyoor ki bayram

Es ist Mereth e-nGilith, das Sternenlicht-Fest.

Mereth en Gilith." Yıldız Şavkı Bayramı.

Fest şölen

Heute Abend gibt es ein großes Fest.

Bu gece büyük bir şölen olacak.

Das Fest heute Abend wird schön.

Bu akşam güzel bir şölen olacak.

Dieses Ding über mir, wie eine Blume und ein Fest.

Üstümdeki bu şey bir çiçek ve şölen gibi.

Fest katı

Es ist ein festes, flüssiges elastisches Polymer, bestehend aus Polypeptid-Ketten, aber essbar.

Hem katı, hem sıvı hem polipeptit zincirlerden yapılmış viskoelastik polimer ama yeniyor.

Houston, die Oberfläche ist fest.

Houston, katı bir yüzey var.

Fest kesin

Gähn nicht und halt dich fest.

Mızlanmayı kes ve sıkı tut.

Fest derin

Elliot Ness nimmt jemand namens Al Caypone fest. Capone.

Eliot Ness, Al Cay pone denilen birisini yakalar.

Fest sürekli

Ich habe aber eine feste Freundin.

Sürekli bir kız arkadaşım var ama.