German-Turkish translations for Geschichte:

hikaye · tarih · şey · öykü · · mesele · aşina · other translations

Geschichte hikaye

Aber eine wirklich gute Geschichte.

Ama gerçekten iyi bir hikaye.

Wir brauchen neue Geschichten.

Bize yeni hikayeler lazım.

VON DER WAHREN GESCHICHTE INSPIRIERT

GERÇEK BİR HİKAYEDEN ESİNLENİLMİŞTİR

Click to see more example sentences
Geschichte tarih

Diese Höhlen könnten ein fehlendes Stück unserer Geschichte enthalten.

Bence bu mağaralar tarihimizin önemli, kayıp bir parçasını içeriyor olabilir.

Wir schreiben Hut-Geschichte.

Şapka tarihi yazıyoruz.

Es ist vielleicht, das populärste Abkommen in der mexikanischen Geschichte.

Bu, belki de, Meksika tarihinde yasamanın en popüler kısmıydı.

Click to see more example sentences
Geschichte şey

Sogar ich hörte Geschichten.

Ben bile bazı şeyler duydum.

Ihr wollt etwas über Vögel wissen, aber ihr wisst nichts über die Geschichte eures Landes.

Ama kuşlar hakkında bir şey biliyor olabilirsin. Ama ülkenin tarihi kuşlar hakkında hiçbir şey bilmiyor.

Es gibt keine Geschichte.

Tarih diye bir şey yok.

Click to see more example sentences
Geschichte öykü

Verflixt, eine wirklich traurige Geschichte.

Kahretsin, gerçekten çok acıklı bir öykü.

Der alte Bettler. Er erzählte mir eine gute Geschichte, über den Herzog und seinen magischen Dolch.

Şu yaşlı dilenci bana güzel bir öykü anlattı dük ve onun büyülü hançeri hakkında.

Anglarès erzählte eine rührende, dumme und düstere Geschichte.

Anglarés dokunaklı, aptalca ve can sııcı bir öykü anlatmaya başlar.

Click to see more example sentences
Geschichte

Diese Geschichte, Sohn, wurde ersonnen, damit Tolui sein Gesicht bewahrte.

İşte bu, evlat, Tuluy'un onurunu kurtarma çabasının hikayesidir.

Max, Cupcakes sind Geschichte.

Max, keklerin işi bitti.

So endet die Geschichte, Pilger.

Hikaye işte böyle bitiyor, yolcu.

Click to see more example sentences
Geschichte mesele

Ist dies über Sweeps, ähm, Ich glaube, Brian Fantana eine herausragende Geschichte gefunden.

Eğer mesele reyting ölçüm dönemiyse sanırım Brian Fantana şahane bir haber buldu.

Wir müssen über diese Bewertungs-Geschichte sprechen.

Seninle şu değerlendirme meselesini konuşmalıyız.

Geschichte aşina

Sir, kennen Sie die Ikarus-Geschichte?

Efendim, İkarus'un hikayesine aşina mısınız?