German-Turkish translations for Herr:

bay · bey · efendim · Tanrı · efendi · beyefendi · adam · sahip · erkek · patron · other translations

Herr bay

Keine Ahnung, Herr Präfekt. Sie verlangen unverständliches Zeug.

Hiçbir fikrim yok Bay Prefect, anlaşılmaz biçimde saçmalıyorlar.

Ich brauche Ihre Hilfe, Herr Vogel.

Yardımına ihtiyacım var bay Kuş.

Hallo, Herr Bäcker.

Merhaba Bay Fırıncı.

Click to see more example sentences
Herr bey

Sind Sie bereit, Ihren ersten Zeugen aufzurufen, Herr Anwalt.

İlk tanığınızı çağırmaya hazır mısınız Avukat Bey?

Guten Abend, Herr Richter.

İyi akşamlar, Hakim Bey.

Direktor, meine Herren, ich habe ernsthafte Probleme mit Anthony DiNozzo.

Müdür bey, beyler, Anthony DiNozzo'yla ciddi bir sorunum var.

Click to see more example sentences
Herr efendim

Aber, Herr, ich bin ein Mandinka-Krieger!

Ama efendim, ben bir Mandinka savasçïsïyïm!

Herr, ich gehe jetzt.

Ben eve gidiyorum efendim.

Euer Ehren, dieser Herr ist Dr. W. Gregory Harcourt.

Efendim, bu bey Dr. W. Gregory Harcourt.

Click to see more example sentences
Herr Tanrı

Bitte, Herr, ich möchte meine Töchter nochmals sehen.

Lütfen Tanrım. Sadece kızlarımı tekrar görmek istiyorum.

Danke, Herr. Danke.

Teşekkür ederim Tanrım.

Danke für Deine Gegenwart, Herr.

Varlığın için teşekkürler Tanrım.

Click to see more example sentences
Herr efendi

Ist der Herr der Silberquellen zurückgekehrt?

Gümüş pınarların efendisi dönmüş mü?

Der Herr hat mich zur Lieblingsfrau ernannt.

Efendimiz beni en gözde karısı olarak ilan etti.

Hey, Papst Sweet Jesus Und Herr, erbarme dich.

Selam, Papa Yüce İsa ve Merhametli Efendi.

Click to see more example sentences
Herr beyefendi

Dieser Herr hatte einen kleinen Unfall.

Bu beyefendi küçük bir kaza geçirdi.

Dieser Herr ist einer von uns.

Bu beyefendi de bizden biri.

Gibt es ein Problem, der Herr?

Bir sorun mu var, beyefendi?

Click to see more example sentences
Herr adam

Dann saßen wir drei plötzlich beim Mittagessen, der Mann, Herr Smith und ich.

Sonra bir şekilde, üçümüz öğle yemeği yedik. O adam, Bay Smith ve ben.

Er wird von unschätzbarem Wert sein, Herr Major.

Bu adam benim için paha biçilmez olacak, binbaşı.

Noch einen Schritt, Herr Fledermann, und ich

Bir adım daha at yarasa adam, ben de

Click to see more example sentences
Herr sahip

Darum wies ich Daario an, alle Weisen Herren Yunkais hinzurichten.

Bu yüzden Daario'ya, Yunkai'deki tüm sahipleri öldürmesini emrettim.

Essen, bitte, Herr

Yiyecek lütfen Sahip.

Sie haben eine talmudische Philosophie, Herr Dawid.

Musevi şeriat kitabı olan Talmud felsefesine sahipsin, David.

Click to see more example sentences
Herr erkek

Es gibt viele Männer im Dorf, Herr Morell!

Kasabada bir sürü erkek var, bay Morell.

Gilt auch für die Herren.

Erkekler için de geçerli.

Meine Damen und Herren, Jungs und Mädchen

Bayanlar ve baylar erkekler ve kızlar

Click to see more example sentences
Herr patron

Vielen, vielen Dank, verehrter Herr Generaldirektor Preysing,

Çok çok teşekkür ederim, Bay Sanayi Patronu Preysing

Hallo, Herr Grga, Boss.

Merhaba, Bay Grga, patron.

Herr Sukegoro, ihr werdet mich doch nicht ausliefern, oder?

Patron Sukegoro, beni ihbar etmeyeceksiniz, değil mi?