Lauft

Ich ließ Hintergrundchecks laufen, jagte seinen Hinweisen nach.

Ben de geçmişlerini araştırıp ipuçlarını takip ediyordum.

Alles muss perfekt laufen.

Her şey mükemmel olmalı

Aber etwas lief schief.

Ama bir şeyler yanlış gitti.

Aber irgendwas lief schief, oder?

Ama bir terslik olmuş değil mi?

Entweder wir laufen oder wir warten hier, bis jemand vorbeifährt.

Ya yürürüz ya da biri geçene kadar oturup bekleriz.

Irgendwas ist schief gelaufen.

Ters giden bir şeyler oldu.

Wir laufen herum, suchen einen Toten.

Biz de etrafta ölü bir adamı arıyoruz.

Wenn Sie weiter laufen, verbIuten Sie.

Yürümeye devam edersen, kanamadan öleceksin.

Wir haben eine Fahndung laufen.

Elimizde bir tarifi var.

Ich sah ein weißes Pferd laufen.

Beyaz bir atın koştuğunu gördüm.