German-Turkish translations for Leiter:

merdiven, merdivenler · başkan · müdür · şef · baş · lider · Direktör · iletken · yönetici · other translations

Leiter merdiven, merdivenler

Sie kommt mit der Feuerwehr und langen Leitern.

Onlar da itfaiye ve uzun bir merdivenle gelmişlerdi.

Und eine Leiter.

Ve bir merdiven.

Otis, halt die Leiter fest. Schnell!

Otis tut şu merdiveni çabuk.

Click to see more example sentences
Leiter başkan

Dr. Tenma, Leiter des Wissenschaftsministeriums und Vater der modernen Robotik.

Dr. Tenma. Bilim bakanlığı başkanı, ve modern robotik çalışmaların babası.

Colton Grant, Leiter des Global Warming Awareness Fund?

Küresel Isınma Farkındalık Fonu başkanı Colton Grant?

Leiter der LinuxWorld-Konferenz und Präsident und Vorstandschef von VA Linux Systems.

Linux Dünyası Konferansı Başkanı ve VA Linux Sistemlerinin CEO'su.

Click to see more example sentences
Leiter müdür

N. P. Safronow, Leiter des Staatlichen Meteorologischen Instituts.

N. P. Safronov, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.

Zuerst der Leiter und Direktor der Truppe, Albert Emanuel Vogler.

İlk olarak, şirket müdürü ve direktörü, Albert Emanuel Vogler.

Mr DeWald ist Leiter der Öffentlichkeitsarbeit.

Bay DeWald Konuk İlişkileri bölüm müdürü.

Click to see more example sentences
Leiter şef

Heißt Dr. Lawrence Baird‚ psychiatrischer Leiter der Cicero County Strafvollzugsanstalt.

İsmi Dr. Lawrence Baird. Cicero İlçesi Ruhsal Islah Yerleşkesinde Şef pisikiyatist.

General Arkady Grigorovich Ourumov, Leiter der Weltraumbehörde.

General Arkady Grigorovich Ourumov, Uzay Bölümü şefi.

Harold Crane, Leiter der Medienabteilung.

Harold Crane, medya bölümü şefi.

Click to see more example sentences
Leiter baş

Also ist Tom Schaeffer jetzt Leiter der Plastik-Abteilung bei Dow Chemical.

Bu da demek oluyor ki Dow Chemical'ın plastik bölümünün başı artık Tom Schaeffer.

Leiter des Krisenmanagements von Virtanen Pharmaceuticals.

Virtanen eczacılık şirketinde kriz yönetiminin başında herif.

Peter Venkman, das ist Dr. Poha, der Leiter dieser Abteilung.

Peter Venkman Bu Dr. Janosz Poha, bizim departmanın başı.

Click to see more example sentences
Leiter lider

Ich bin Stephen Abootman, Leiter der W.G.A.

Ben stephen abootman, dgb. nin lideri.

Führender Wissenschaftler, Leiter des Sentox Projekts

Lider bilim adamı, Sentox Projesi'nin şefi

Ein Kommandant ist nicht nur ein militärischer Leiter.

Bir komutan sadece askeri bir liderden ibaret değildir.

Click to see more example sentences
Leiter Direktör

Zuerst der Leiter und Direktor der Truppe, Albert Emanuel Vogler.

İlk olarak, şirket müdürü ve direktörü, Albert Emanuel Vogler.

Denk dran, in "Artdirector" steckt Leiter und Künstler.

Asla unutma, artistik direktörde artist ve direktör var.

Leiter iletken

Nikola Tesla sah die Erde als Leiter akustischer Resonanz.

Nikola Tesla toprağın çok iyi akustik iletken olduğunu söylerdi.

Ein perfekter Leiter!

Mükemmel bir iletken!

Leiter yönetici

Und als Leiter diesen Mann.

Ve yönetici olarak da bu adamı.