Männern

Du bist ein Mann Geoffrey, ein großer, starker, sehr heißer Mann.

Sen bir erkeksin, Geoffrey, büyük, güçlü ve çok çekici,

Zwei Männer starben und die CIA hält Sie dafür verantwortlich.

İki adam öldü ve CIA bu işten seni sorumlu tutuyor.

Vielleicht. Aber Sie sind ein besserer Mann.

Belki değilsin ama çok iyi bir adamsın.

Der Mann ist ein Engel.

Bu adam bir melek.

Die reichsten Männer New Yorks kommen hier her.

New York'un en zengin adamı buraya geliyor.

Ich will ein besserer Mann sein.

Daha iyi bir adam olmak istiyorum.

Dieser Mann sagt, eine Unschuldige ist in Gefahr.

Bu adam, bir masumun tehlikede olduğunu söylüyor.

Er war kein wirklich guter Mann, er war kein schlechter Mann.

Gerçekten iyi bir adam değildi, kötü biri de değildi.

Und woher kennst du diesen Mann?

Peki sen bu adamı nereden tanıyorsun?

Du bist ein großartiger Mann.

Sen harika bir adamsın.