German-Turkish translations for Ofen:

fırın · ocak · soba · tandır · other translations

Ofen fırın

Ich habe einen neuen Ofen.

Yeni bir fırın aldım da.

Der Ofen ist Stauraum für Sperrgut.

Büyük şeyler için fırın kullanılır.

Matthew, haben wir den Ofen ausgemacht, Schatz?

Matthew, fırını kapatmıştık değil mi, tatlım?

Click to see more example sentences
Ofen ocak

Ein Ofen, ein paar Rohre.

Bir ocak, birkaç boru.

Ein Tandoori-Ofen. Für Hähnchen.

Hayır.Tavuk Tikka için tandır ocağı.

Whitehall hat in jedem Zimmer einen Ofen und eine ausgezeichnete Dienerschaft.

Whitehall'de her odada ocak var ve mükemmel hizmetçileri var.

Click to see more example sentences
Ofen soba

Gibt es da einen schönen Ofen?

Orada iyi bir soba var mı?

Ist ein Bett drin und ein Ofen.

Bir yatak var. Bir de soba koydum.

Ofen, Planschbecken, Zaun und Liegestuhl.

Soba, şişme havuz teneke ve şezlong.

Ofen tandır

Ein Tandoori-Ofen. Für Hähnchen.

Hayır.Tavuk Tikka için tandır ocağı.

Dahinten stellen wir den Tandoori-Ofen hin.

Burası bizim tandır ocağımız olabilir.