German-Turkish translations for Orange:

portakal · turuncu · orange · other translations

Orange portakal

Ein Sack Orangen wäre nett.

Bir torba portakal iyi olur.

Ich hätte gerne Orangen, bitte.

Portakal istiyorum. Portakal demek.

Keiner wächst in Florida, außer natürlich Orangen.

Kimse Florida'da büyümez. Tabi portakal değillerse.

Click to see more example sentences
Orange turuncu

Ich sagte burgunder Kerzen, keine orangen.

Burgonya kırmızısı mumlar dedim, turuncu değil.

Wir hatten gelbe, grüne und orange.

Bizde sarı, yeşil ve turuncu renkler vardı.

Grün und orange.

Yeşil ve turuncu.

Click to see more example sentences
Orange orange

West Orange, New Jersey.

West Orange, New Jersey.

Orange, New Jersey.

Orange, New Jersey.

Er will das Orange-Bowl-Spiel zwischen Washington und Oklahoma

Washington ve Oklahoma takımları arasında oynanacak Orange Bowl

Click to see more example sentences