Richtige

Dein Enthusiasmus ist richtig ansteckend, lieber Bartik, aber Zuses Zeit ist überaus kostbar.

Sarhoş edici bir coşkun var sevgili dostum ama Zuse'nin vakti değerlidir.

Ich werde eine Prinzessin sein, eines Tages sogar eine richtige Königin.

Bir gün prenses olacağım. Hatta gerçek bir kraliçe bile olabilirim.

Ein richtiger Drachen braucht einen richtigen Schwanz, oder?

Gerçek bir uçurtmaya gerçek bir kuyruk gerekir, değil mi?

Ich habe alles richtig gemacht.

Ben her şeyi doğru yaptım.

Vielleicht, wenn sie einen angemessenen Lohn zahlen, richtig?

Belki de iyi bir ücret almıyorsunuzdur, doğru mu?

Eine richtige Bibliothekarin kommt hierher?

Gerçek bir kütüphaneci buraya geliyor?

Dies ist ein sicherer Ort, richtig?

Burası güvenli bir yer değil mi?

Immerhin werde ich eines Tages deine Schwägerin sein, richtig?

Ne de olsa bir gün senin baldızın olacağım değil mi?

Wie ein richtiger Held.

Gerçek bir kahraman gibi.

Aber ich werde hier bleiben, richtig?

Ama ben burada kalacağım, değil mi?